Edebiyatı, insanın düşünce ve ideallerinin tapınağı olarak görmeye başladım. Sıradanından en yeteneklisine, tarihçisiden büyük düşünürüne, sırf zihinleri ile yazanlardan kalbini ve ruhunu kullanarak yazanlara kadar farklı beyinlerden oluşmuş bir tapınaktı.
Daha önce pek fazla okuyamıyordum. Kitaplar evimizde pek sık görülmezdi. Ekmeğin daha önemli olduğu düşünülürdü. Karnımızı doyurmak zihnimizi doyurmaktan daha önemli bir işti.
Çocukken sakatlığımın bilincine vardığımda acı acı ağlamıştım. Artık ağlamıyordum, gözyaşlarının verdiği rahatlığı bile yaşamıyordum. Bütün acım içimdeydi..