Fehvâ

Allah'a dayan, sa'ye sarıl, hikmete ram ol Yol varsa budur,bilmiyorum başka çıkar yol .” Mehmet Âkif Ersoy
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Modernite, hayatı doğum ve ölüm arasında sınırlandırıyor. Buradan hız ve haz çıkıyor. Müslümansa ebedi hayatı hayata katıyor, hatta öncesini, kalubelayı dahi katıyor. Erzurumlu Ibrahim Hakkı, "Dünyaya geldim gitmeye," diyor. Modernite için gitmek, bitmek demek ve gitmenin ötesi bir muammayken Müslüman için öyle değil.
Türkiye'de ekseriyet dini, modernitenin çizdiği sınırlar içinde anlar; halbuki din, medeniyetin kurucu unsurudur. Bir medeniyeti ya bir din kurar ya da din gibi algılanan bir felsefi doktrin kurar.
Ashabı-ı Kiram'da âmâ vardır ama sağır yoktur. Eski büyük lerimiz, "Insan kulağından zehirlenir," der. Göz dediğimiz hanenin gözkapağıyla kontrolü sağlanıyor.
"Anestezi çağı" diyor bir yazar, uyuşma çağı. Amerikan toplumu bir uyuşma halini temsil ediyor. Abur cubur yiyeceklerle, teknolojiye aşırı müptela oluşla, mâlâyânîyi hayatının başköşesine yerleştirmesiyle gelen bir uyuşma. Derin sorular, yakıcı sorular yok artık.