Betül Mimar

“En hüzünlü yer, dünyanın ta kendisi.”
Sayfa 222 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Bir soruya karşı fobim var. Komşu kadının dişsiz ağzında gizlenen veya gazete satıcısının homurdanarak sorduğu, köşeyi geçince tam anlamıyla üzerine çullanabilecek, kâbus bir soru. Telefonun her çalışı bu soruyla yüklü. Evet, çoğunlukla telefon ahizelerinde gizlenir: Nasılsın? Dışarı çıkmayı kestim, telefona cevap vermeyi bıraktım, günlük, sıradan ahbaplıklar kurmamak için alışveriş yaptığım yerleri değiştirmeye başladım. Koruyucu cevaplar oluşturmak için kafa yoruyordum. Ahmaklığa karşı yeni bir Aşil kalkanına ihtiyacım vardı. Vasatlığı çoğaltmayan, klişelerin çarkına takılıp kalmayan bir cevap nasıl bulunabilir? İnsanı kalıp sözler kullanmak zorunda bırakmayan bir cevap, yalan söylemeyen ama açıklamak istemediğin şeyleri de açıklamayan bir cevap. Uzun ve anlamsız bir muhabbete meyletmeyen bir cevap. Onu hangi sahte nezaket kuralı yaratmış, asırlar boyunca bu ikiyüzlü soru kendine nasıl yol açmış? “
Sayfa 197 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
“Yaşamlarını biz öldükten sonra da sürdürecek olan evlerde yaşarız. Artık aramızda olmayan, Kıyamet Günü’ndeki gibi sonsuz insan kafilelerinin ve nesillerin girip çıktığı katedrallere gireriz. Tüm bunlar bize şunu söyler: Sen gidicisin, biz kapıcıyız. Senden önce çok gömdük, senden doğanların çaresine de bakarız.”
Sayfa 166 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
“Kelimeyi, verdiğin nefesinle birlikte içinden atarsın, o kadar hafif ki, yelkenini açıp onu Öteki’nin limanına doğru gönderirsin. Oraya ulaşmadan önce ölebilir, yolda batabilir, başka birine ait sözcüklerin donanmasına çarpabilir. Bu geçicilik midir, yoksa sırrına ulaşılamaz bir kalıcılık mıdır bilmiyorum.”
Sayfa 166 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
“Tartışmamızın başından beri sol elinizde tuttuğunuz samanı ele alalım. Bu saman buğdaydı, buğday tohumdu, tohum buğdaydı, buğday... Bu önemli bir konu, dikkat edin, ölümlü olan kendini yeniler. Bu da onun temel önceliği. Sağ elinizde tuttuğunuz altınsa bir kereliğine ve sonsuza dek verilmiştir, onu ekip iki yüz yıl boyunca her gün sulasanız bile altın doğurmaz. Bunu şu şekilde, paradoks olarak ifade edeyim: Ölümlü olan, ölümsüz olup da kendini yenileyemeyenden, tam da ölümlü olduğu için daha kalıcıdır.”
Sayfa 165 - Metis Yayınları·Kitabı okudu