İlk Türk edebiyatının eserleri benim için her zaman farklı bir yerdedirler. Çok severim. Çok okurum. Sergüzeşt kalbime dokunan bir eser oldu. Bazılarının sıkıcı bulduğu bu eserde ben kelimeler arasında kayboldum adeta. Bunu başaran ise yazarın duygu aktarımıydı. İlk bölümlerde ana karakter Dilber’in zayıflığını, acizliğini, esir ticaretinin insan üstündeki etkisini, toplumdaki insana verilen değerinin zayıflamasıyla “zenginlerin” kalpsizleşmesini öylesine hissettirerek aktardı ki yazar, ben yaşadım.