Fazla bir şey diyemeyeceğim. Alırken felsefe olduğunu düşünmüştüm, bu yüzden heveslenmiştim ama beklediğim gibi çıkmadı.
Açıkçası, benim bir daha okuyacağım bir kitap değil. Evet, kelimelerin hikayesi, evet araştırılmış ve üzerine uğraşılmış. Ama benim için bu kadar. Kitabın yarısında bir Arapça kelimenin dilimizdeki yeri inanılmaz biçimde övülürken başka bir dilden dilimize geçmiş kelime son hızla gömülüyordu. Dilimiz sadece Arapça'dan ibaret değil. Türkçe'de birçok kelime ve belki de hepsi farklı dillerden geçmiş. Göçebe bir toplumumuz olduğu için dilimiz geçtiği her yerden kelimeler alarak gelişmiş, bu haline gelmiş. Sırf Arapça değil diye, veya biri diğerinden daha çok kullanılıyor diye bir kelimeyi yermek çok gereksizce bana göre.
Dediğim gibi, emek var. Bilgiler var ve kitabı okumaya devam edebilmemin tek sebebi bu oldu. 140 sayfaydı ama bitene kadar yapılan taraf tutma olayı yüzünden defalarca krizin eşiğine geldim.
(...)