Tuba

Tuba
@Beybun__0_0
Kendi halinde
Muş
22 okur puanı
Temmuz 2023 tarihinde katıldı
RHETT BUTLER'İN İNSANLARI
6/10
·646 syf.··
2026 3. kitabı
#kitapyorumu Rüzgar Gibi Geçti romanını okumuş herkes muhakkak Rhett'i daha yakından tanıyabilmeyi, onun duygu ve düşüncelerine ortak olup, hayatının her evresine şahitlik etmeyi arzulamıştır. Ve tabi ki Scarlett'le yarım kalmış hikayelerinin daha iyi bir sonla bağlanmasını.. İşte bu kitap da bu amaçla yazılmış.. Kitap adının hakkını veriyor gerçekten. Sadece Rhett'in iç dünyasını ve hayatını okuyacağız diye umuyorken, Rhett'ten çok, onun hayatına girmiş, onunla bağlantısı olan kişileri anlatıyor. Öyle ki bu kitap Rhett'in mi yoksa onun insanlarının mı hikayesini anlatıyor diye şüphe ettim. Hikaye Rhett'in, Belle Walking'in abisi ile düello yapmaya hazırlanışı ile başlıyor. Belle hamile ve herkes bebeğin Rhett'ten olduğuna inanıyor. Rhett ne inkar ediyor ne kabul ediyor. Sadece durumla eğleniyordur. Düelloda silahlar patlıyor ve hooop hikaye Rhett'in çocukluğuna gidiyor... Yazar o kadar çok karakter ve o kadar çok şehir ve mekan isimlerinden bahsediyor ki, kitabın yarısına geldiğim halde çoğu karakter kimdi, bu mekan neresiydi hatırlayamıyordum. Çeviride özel mekan isimlerini orjinal dilde yazmaları okuyucuyu çok zorluyor. (Mesela Twelve Oaks yerine Türkçe çevirisi ile Oniki Meşeler olarak bahsedilse okuyucunun beyni yanmadan olaylar ve mekan arasında daha kolay bağlantı kurabilirdi işte) Herkesin hafızası süper değil ki aklında tutup, kafası karışmadan olaylarla bağlantı kurabilsin. Az söylenmedim hani okurken. Bir çok karakter, şehir ve mekan isimleri derken bir de olaylar o kadar kopuk anlatılıyordu ki, lafın ortasında başka bir konudan bahseder gibiydi. Bir de yazarın kalemi duygudan çok uzak. Karakterleri anlatırken de, olayları anlatırken de hiç bir şekilde duygu hissettirmiyor. Dümdüz, soğuk bir anlatım hakim. Ayrıca yazar Rüzgar Gibi Geçti'de anlatılan
1000Kitap
Rhett Butler'ın İnsanlarıDonald McCaig · Artemis Yayınları · 201920189 okunma
Reklam
6/10
·320 syf.··
2026 2. kitabı
Bir gazetede köşe yazarı olan Tharesa, 12 yaşındaki oğluyla yaşayan boşanmış bekar bir annedir. Aynı gazetede çalıştığı kıdemlisiyle deniz kenarında tatile çıkar. Kumsalda gezerken içinde mektup olan bir cam şişe bulur. Mektup, bir adamın kaybettiği eşine olan özlemiyle doludur. Tharesa mektuptan çok etkilenir. Meslektaşı ona mektubu gazete köşesinde yayınlanması için teşvik eder. Başta tereddüt etse de kabul edip mektupta yer alan isimleri ve mekanları gizleyerek yayınlar. Okurlar tarafından mektup yağmuruna tutulur. Tharesa bir telefon alır ve birinin daha aynı kişiden yazılmış, denize bırakılmış başka bir mektup bulduğunu öğrenir. Arayan kişi mektubu 3 yıl önce bulmuştur. Tharesa iyice meraklanır. Denize bırakılan mektuplarla ilgili bir araştırma yaparken bir makalede elindeki mektuplara çok benzeyen bir mektup alıntısı bulur ve makaleyi yazan profesöre ulaşıp mektubun tamamını ister. Elindeki, bir adamın kaybettiği sevdiğine derin sevgisini ve özlemini anlatan üç mektupla sarsılan Tharesa, sürekli mektup sahibini merak etmekten onu düşünmekten kendini alamaz. İş arkadaşı ile mektuptaki ip uçlarını birleştirerek adamı arştırırlar ve yerini bulurlar. Tharesa adamla tanışmak için yola çıkar.. İki kırık kalbi kader çok ilginç bir yolla bir araya getirir. Etkileyici bir tanışma hikayesi değil mi? Gerçekten öyle. Ama... Belki SPOİLER OLACAK... Sonrasında her şey o kadar çabuk olup bitiyor ki bana hiç bir duygusu geçmedi. Tanıştıklarının ikinci günü beraber oluyorlar. (Tharesa Garrett'e bulduğu mektuplardan ve onu bulmaya geldiğinden hiç bahsetmiyordur.) Bu ne hız bu acele Sevgili olduklarının sonrasında tek yaptıkları eve kapanıp beraber olmak. Sonrasında Tharesa tabi ki onu bekleyen hayatına geri dönmek zorunda. Uzak mesafe ilişkisi yürütüyorlar. Bir kadın
1000Kitap
Denizden Gelen MektupNicholas Sparks · Altın Kitaplar · 199861 okunma
6/10
·288 syf.··
2026 1. kitabı
O kadar salak bir kadın karakter okudum ki kitap için bir inceleme, bir özet yazmak bile içimden gelmiyor. Yazarın anlatım dilini seviyorum. Sade, basit ama akıcı. Asla sıkmıyor. Yazarın kitaplarında hiç smut olmaması da harika, rahatlıkla her kesimden okuyucuya hitap ediyor. Kitapları hep birinci ağızdan anlatılarak yazıldığı halde, sanki susmak bilmeden konuşan beynimi tırmalayan bir anlatım da değil. Çok rahat ve merakla okutuyor kendini. Ve yine şaşırtmayı başarıyor. Okurken katil o değil bu çıkacak ters köşe olmayacağım bu sefer diye düşünürken cidden yine ters köşe yaptı. Ana karakterin bu kadar salak olması dışında güzel, akıcı bir kurguydu. Bir günde bitirdim.
1000k
MahkûmFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20242,657 okunma
9/10
·496 syf.··
2025 6. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2025 20:25
İlk defa bir İran romanı okudum. Ve ziyadesiyle beğendim. Hem anlatım dili, hem olay örgüsü hem okuyucu üzerindeki etkisi çok başarılıydı. Kitabın isminden, bize anlatılmak istenen konuyu açıkça anlayabiliyoruz. Aşkın insanın gözlerini ne kadar da kör ettiğini, basiretini nasıl bağlayıp esir hale getirdiğini ve nasıl yanlış seçimler yaptırdığını ve sonuçlarının ne kadar da yıkıcı olabileceğini okuyoruz.. Bence özellikle ergenliğe girmiş tüm genç kızların mutlaka okuması, tekrar tekrar okuması, özümsemesi gereken bir kitap. Kurguya gelirsek; Kitap asil ve üst tabakadan bir aileye mensup, eğitimli, donanımlı bir genç kız olan Sudabe'nin avam tabakadan, cahil kültürsüz bir aileye mensup bir adama aşık olması ve onunla evlenmek istemesi, bunun için annesiyle münakaşa etmesiyle başlıyor. Anne babasının tüm karşı çıkmalarına, dil dökmelerine rağmen evlenmekte direten Sudabe, halasının da yıllar önce ailesine karşı gelerek sevdiği adamla evlendiğinden örnek verince, Sudabe'yi hem fiziksel hem karakter olarak halasına benzeten annesi, onlarla beraber yaşayan ihtiyar halayı Sudabe ile konuşması, ona nasihat etmesi için getirir ve halacık Sudabe'ye kendi hikayesini anlatmaya başlar.. Mahbube, 3 kızı olan varlıklı ve çok saygın bir ailenin ortanca kızıdır. Annesi 4. çocuklarına hamiledir. Ablası Nüzhet iyi bir evlilik yapmış, kendi düzenini kurmuştur. 11 yaşındaki kız kardeşi Hüceste teyze oğluyla sözlüdür. O zamanlarda kızlar daha çocukken evlendiriliyorlardır. Hikayenin ana kahramanı olan Mahbube 15 yaşındadır ve güzelliğiyle herkesi kendine hayran bırakan, o dönemin şartlarına göre evlilik çağına girmiş gencecik bir kızdır.. Mahbube'yi çok saygın ve oldukça varlıklı bir ailenin dul ve çocuklu oğluna istemek için görücü gelecektir ve aile bunun heyecanı ve
1000Kitap
Aşk Sarhoşluğunun SabahıFettane Hacc Seyyid Cevadi · Kaknüs Yayınları · 201097 okunma
4/10
·416 syf.··
2025 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2025 16:40
Rozalin ve Berzan amca çocuklarıdır. Beraber kardeş gibi büyümüşlerdir. Berzan'ın sevdiği kız yaşlı bir adamın üçüncü karısı olmaya zorlanırken intihar etmiştir ve Berzan bundan kendini sorumlu tutup 7 yıl geçmesine rağmen vicdan azabından kurtulamamıştır. Aileleri Berzan'ın yarasına merhem olsun diyerek Rozalin ve Berzan'ı evlenmeye zorlamıştır. Ama bu evlilik aylar geçmesine rağmen ikisine de zindan olmaktan, azap çektirmekten öteye gidememiştir. Yazar, Berzan'ın sevdiği kızın intiharına ve Berzan'ın neden bundan vicdan azabı duyduğuna, Rozalin ve Berzan'ın evlenmeden önce bu evliliğe ne tepkiler verdiğine hiç değinmeden geçiştirmiş, doğru dürüst bir açıklama yok.. İkili, gerçek bir karı koca olmasalar da birbirlerini incitmeden, birbirlerinin acısını çaresiz bir anlayışla karşılayıp bu mutsuz evliliğin azabına katlanıyorlardır. Rozalin bir gün Berzan'ın sevdiği kızın mezarında bir günlük bulur, kime ait olduğunu bilmeden alıp eve götürür. Berzana günlükten bahsetmez. Günlüğün sahibi sevdiği adama hitaben aşkını anlatıyordur.. Artık bu sahte, sevgisiz mutsuz evliliğe mahkum olmaya dayanamayan Rozalin, Berzan'a aile olmak istediğini söyler ama sevdiği kızın kendi yüzünden öldüğünü düşünen Berzan, kendine mutluluğu haram gördüğü için Rozaline benden sana koca olmaz der. Açmaya çalıştığı kapının yüzüne kapatılmasıyla Rozalin gittikçe hırçınlaşır, kavga çıkarmaya başlar ve çekilmez bir hale gelir. Artık bu mutsuz sahte evliliğe baş kaldırmaya başlamıştır. Mezarlıkta bulduğu günlük Berzan'ın sevdiği kıza ait çıkar. Rozalin günlüğü Berzan'a verecekken son anda günlükte bahsi geçen kızın sevdiği adamın Berzan olmadığını görür ve bunu ondan saklar. Berzan'ın 7 yıl boyunca boş yere kendine azap çektirdiğini söylemek istese de sevdiği kızın onu değil başkasını sevdiğini
1000Kitap
Ateşte Yanan BedenlerNur Arıcan · Parola Yayınları · 2025150 okunma
Reklam