Mehmet

Mehmet

, bir kitap okudu
Puan vermedi·184 syf.··
2026 14. kitabı
José Mauro de Vasconcelos
8.9/10 · 275,2bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·376 syf.··
2026 9. kitabı
"Savaş, sadece askerleri değil, en çok çocukların hayallerini öldürür." Merhaba dostlar.. Uzun süre etkisinden çıkamayacağım bir kitap ile, Savaş ve Açlar ile selamlıyorum sizleri.. Bazı kitaplar vardır, sadece bir hikaye anlatmaz.. Size bir devrin acısını iliklerinize kadar hissettirir. Hasan İzzettin Dinamo’nun Savaş ve Açlar romanı benim için tam olarak böyleydi.. Bizler tarihi hep büyük komutanların zaferleri, mühürlenen antlaşmalar ve çizilen sınırlarla okumaya alışkınız. Ama bu kitap bize tarihin "tozlu ve kanlı" arka odasını açıyor.. Bu kitapta kahramanlık nutukları yok.. Açlıktan ot yiyen çocukların feryadı var.. Savaşın sadece mermiyle değil, sefaletle nasıl bir milleti çürüttüğü var.. Babaları cephedeyken, çocuklarını bir lokma ekmekle yaşatmaya çalışan o devleşen Anadolu kadınlarının dramı var.. Savaşın en büyük yıkımı binalarda değil, insanın ruhunda ve vicdanında oluyormuş. Açlığın ahlakı nasıl zorladığını, çaresizliğin insanı nelere mecbur bıraktığını okumak bazen nefesimi kesti.. Bugün çöpe attığımız her ekmek kırıntısında, lüks saydığımız her konforda o kuşağın ne ağır bedeller ödediğini hatırlamamız gerekiyor. Bir arkadaşım bu kitabı bitirdiğinde "Yediğin her lokmadan utanacaksın.." demişti.. Çok haklıymışsın dostum, öyle oldu.. "İnsan ne kadar aç kalabilir?" sorusunun değil, "Açlık insanı neye dönüştürür?" sorusunun yanıtı bu kitapta.. Bu yorumumu okuduktan sonra, hazırsanız okuyun.. Ama bittiğinde aynı insan olmayacaksınız.. Hürmetle ve rahmetle anıyorum o çileli kuşağı... Gönülden tavsiye ettiğim bu kitaba notum 9/10 Açlık, insanın içindeki bütün soylu duyguları birer birer kemirip yok eden sessiz bir canavardır.. Dünyada en korkunç şey, insanın insanı yemesi değil, insanın insanı aç bırakmasıdır.. Mide gurultusu, bazen top seslerinden daha
Savaş ve AçlarHasan İzzettin Dinamo · Tekin Yayınevi · 20172,202 okunma
Puan vermedi·325 syf.··
2026 8. kitabı
"Zeka, tek başına bir hiçtir. Sevgi ve şefkatle harmanlanmadığında sadece bir boşluktan ibarettir." Merhaba dostlar.. Uzun zamandır okumak istediğim ve nihayet okuduğum "Algernon'a Çiçekler" ile sizleri sevgi ve hürmetle selamlıyorum.. Kitap, zihinsel engelli bir birey olan Charlie Gordon’ın, cerrahi bir müdahale ile zeka seviyesinin artırılmasını ve bu sürecin getirdiği trajik sonuçları konu alır.. Charlie Gordon, 32 yaşında, IQ’su 68 olan ve bir fırında çalışan temiz kalpli bir adamdır. En büyük arzusu "akıllı olmak"tır. Bilim insanları, daha önce Algernon adlı bir fare üzerinde başarıyla denedikleri zeka artırıcı deneyi bir insan üzerinde uygulamaya karar verirler ve Charlie’yi seçerler.. Bazı kitaplar vardır, bittiğinde kapağını kapatır ama zihninizde yarattığı fırtınayı durduramazsınız. Algernon’a Çiçekler benim için tam olarak böyleydi.. Kitabın başında yazım hatalarıyla dolu o saf raporları okurken Charlie’ye acıyoruz. Zekası yükselip dünyayı bizden daha iyi anlamaya başladığında ise, aslında asıl acınacak olanın "bizler" (toplum) olduğunu fark ediyoruz. Çünkü bizler, kendimizden "aşağı" gördüğümüzle dalga geçecek, "yukarı" gördüğümüzden ise nefret edecek kadar gaddar olabiliyoruz. Kitap bize şunu soruyor..Bilgi her zaman mutluluk getirir mi? Yoksa cehaletin o tatlı huzuru, dünyanın acı gerçeklerini görmekten daha mı kıymetli? Gönülden tavsiye ederim, kitaba notum 9/10 Garip ama dürüstlükleri ve içtenlikleri için hayranlık duyulan insanlar, doğuştan gelen bir eksikliği olanlara karşı nasıl da zalimleşebiliyorlardı.. ​Bir zamanlar sadece çocuksu bir saflık vardı, şimdiyse bilgi var ama beraberinde derin bir yalnızlık getirdi.. ​Öğrendim ki zeka, tek başına bir hiçtir. Sevgi ve şefkatle harmanlanmadığında sadece bir boşluktan ibarettir.. Lütfen
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,6bin okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2026 7. kitabı
"Dünya böyleydi işte. Kiminin ağzı adam akıllı laf yapar, üste çıkardı. Kimininse dili dönmez, altta kalırdı..." Bugün son sayfasını kapatırken üzerine uzun uzun düşündüğüm bir kitaptan bahsetmek istiyorum.. Orhan Kemal - El Kızı. Kitabı bitirdiğimde aklımda tek bir soru vardı.. Bir insan, başka bir insana neden bu kadar acımasız davranır? Nazan’ın sessiz çığlıklarını, kayınvalidesinin mülkiyet hırsını ve eşinin bu haksızlık karşısındaki zayıflığını okurken bazen öfkelendim, bazen de çok üzüldüm.. "El kızı" diyerek ötekileştirilen bir kadının, asılsız iftiralarla hayatının nasıl karartıldığını usta yazar Orhan Kemal öyle bir anlatmış ki, hayatın tam merkezine dokunmuş yine usta yazar.. Maalesef aradan geçen yıllara rağmen toplumdaki bu "yargısız infaz" kültürü hala çok tanıdık. Kötülüğün ne kadar sıradan, iftiranın ise ne kadar yıkıcı olabileceğini her zamanki bir kez daha şahit oldum okurken.. Şeytan, kayınvalide Hacer'i görse utanır, "ben ne halta yarıyorum" der. Bu ne çirkeflik evlerden ırak aman aman.. Orhan Kemal okumayı çok seviyorum. Çünkü hayatın tam merkezinden müthiş mesajlar veriyor kitaplarında.. Gönülden tavsiye ederim.. Kitaba notum 9/10 ​Haklı olduğumu bilmek yetmiyor, bu haklılığı ispat edecek bir Allah kulu da lazım.. Kendi kendinin hakimi olamayan insan, hür değildir.. ​İnsan bir defa düşmeye görsün, dost bildikleri bile üzerine basıp geçmek için yarışır hale geliyorlar.. Bir kere adı çıktı mı insanın, ağzıyla kuş tutsa yaranamazdı artık. Toplum, hükmünü çoktan vermiş olurdu.. ​İnsanların dilleri zehirli birer bıçak gibiydi.. Saplıyorlar, kanatıyorlar ve sonra hiçbir şey olmamış gibi yollarına devam ediyorlardı.. ​Dünyanın en kolay işidir birine çamur atmak. Çamur izi kalmasa da, lekesi hep orada bir yerde sırıtır.. Hayat, zayıfları
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,3bin okunma