Beyza Uğur

Elinden geleni fazlasıyla yapacağı konusunda aklıma güveniyordum. Bir deli aklına ne kadar güvenmeliyse, işte o kadar güveniyordum. Yani bütün kalbimle. Akıl, sahibini kendini kaybetme pahasına koruyordu. Onun kadar özverilisi zor bulunurdu.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hayat öyle bir yerdi ki kendimizi güzel hissetmek için çirkinlere, iyi hissetmek için kötülere, erdemli hissetmek için ahlaksızlara ihtiyacımız vardı. Şubedekiler, benim hırsız olma ihtimalimi değil, kendilerinin dürüst olma ihtimalini sevinçle karşılıyorlardı.
İnsan kalamayacağı yerlere gelmemeli, tutamayacağı sözler vermemeli. Sahip olmadığı şeyleri, aşkı mesela, onun için her şeyden vazgeçmeye hazır birine vaat etmemeli. Umursamadığı bir kalbin kapısını, sırf meraktan çalmamalı insan.
Günahlarımız da sevaplarımız da, her şey ya yalnızlıktan ya yalnızlık korkusundandı bana kalırsa. Dünya koca bir yetimhaneydi. Başka türlü, adına zaman dedikleri delik böyle çimdikler miydi ruhumuzu, bu kadar yalnız olunur muydu?
Eğer doğru insana rastlamışsam, nihayetinde elimde en fazla, aşk filizinden dallanıp budaklanmış bir ağacın sevgiyle sarmalanmış kökü, amaçsızca uzayan sıkıntılı dalları ve sığınıp uyuklayacağım huzurlu, ama bir parça da karanlık gölgesi kalacaktı. Aşkla huzuru aynı anda istemek, eşyanın tabiatına dil çıkarmaktı.