“İlk görüşte aşka inanır mısın? Ben seni görene kadar, asla inanmazdım. Fakat senden sonra her şey değişti. Ben değiştim, hayatım değişti. Bir bakmışım, aklımda sen, fikrimde sen. Gecem sen, gündüzüm sen.”
“Bazı şeyler ömründe bir kere denk gelir insana, ölüm gibi, aşk gibi… Ölümden kaçamazsın fakat aşktan kaçabilirsin. Ve eğer aşktan kaçarsan, bomboş yaşayarak göçersin bu dünyadan.”
Bazen, kendisine yabancılaşır insan. Yürek divanına taht kuran aciz duygularının hissettirdiği buruklukta yok olur. Nefesi yabancı, sesi yabancı, gözleri yabancı gelir. Vefasını yitirmiş tüm sözcüklerin, satırlara sırt çevirmesi gibi bir şeydir bu. Bir yüreğe hakir bir hissiyat musallat oldu mu, artık anlamı kalmaz hiçbir güzelliğin.
O andır. İnsanın kendi yüreğini tanıyamadığını, aynada kendisine bile yabancı geldiği an, o andır.