Topluca yaşanan felaketlerin, hele de böyle zararsızsa, bir arada olmayı neşeli bir anıya dönüştüren tuhaf bir gücü yok mudur, hakikaten. Düğün gibi neşeli, bayram gibi sevinç içinde, bir cenaze dönüşü gibi şaşkın. Yaşamak bağı, felaketleri alaya getirdi.
Çocuğun kendisini ifade edebilmesi için önce onun ne hissettiğini, ne düşündüğünü, neyi tercih ettiğini gerçekten de merak eden, duymak isteyen bir anne-baba gerekir.
"Kendisini savunabilen bir yetişkin dayak yediği zaman ona vuran cezalandırılıyor da kendisini savunamayan bir çocuk dövüldüğü zaman neden kimse cezalandırılmıyor?"