Tanımlaması güç bir haldeyim ve zaten halimi kendi içimde tanımlamak da istemiyorum. "Çok konuşuyorsun, çok dinliyorsun, çok kahve içiyorsun, tanımadığın odalarda çok oturuyorsun, kötü uyuyorsun, uzun zaman uyanıksın, yüzeysel şeyleri fazla düşünüyorsun, fazla umut ediyorsun, kendini fazla sık teselli ediyorsun" diye itham ediyorum kendimi.
İnsan ölmeden çok önce ölümcüllük evrelerinden geçer. Bu esnada neler yaşadığını anlatmayı sevmez insan; hasta yatağının duvara itilmesine benzer bir his yaşar.