İçimden sokağa fırlayıp hüngür hüngür babamın ayaklarına sarılmak geldi. Çok ama çok kötü bir çocuk olduğumu söyleyecektim. Ama yerimden kımıldamadım, ne yapacağımı bilmiyordum. Çaresizlikten yatağıma oturdum. Oturduğum yerden içleri bomboş olan ayakkabılarımı görebiliyordum. Onlar da oradan oraya savrulan yüreğim gibi bomboştular.