Bir insandan nefret etmek için onun seni kırması, sana kötülük yapması gerekir değil mi? Augusto bana hiçbir şey yapmıyordu, işin en kötü yanı da buydu. Acıdan ölmektense bir hiçten ölmek daha kolaydır. Acıya isyan edebilirsin, hiçe hayır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Beni frenleyen başka bir şeydi. İçimdeki o minik ölüyü anımsıyor musun? Beni durduran, ilerlememi engelleyen oydu. Duruyor ve bekliyordum. Neyi? Bu konuda en ufak bir fikrim yoktu.
Anlayacağın benim yaşantım öteki kadınlara göre çok özgürdü ve bu özgürlüğü yitirmekten korkuyordum. Gene de bütün bu özgürlüğün, bu görüntüdeki mutluluğun zaman geçtikçe daha sahte ve zorlama olduğunu hissediyordum.
Peşimdeki erkeklerin gözünü korkutan sanırım eşitliğe dayalı bir ilişki aramamdı. Böylece yavaş yavaş ben de çirkinlerin kaderi olan o bekleme aşamasına girdim. Çevrem arkadaş doluydu ama bu tek yönlü bir arkadaşlıktı. Bana gelip kendi aşk sorunlarını anlatıyorlardı. Kız arkadaşlarım birbiri ardına evleniyorlardı. Bana öyle geliyor ki yaşamaımın bu döneminde düğünlere gitmekten başka bir şey yapmadım. Yaşıtlarımın çocukları doğuyordu, ben hala evde kalmış teyzeleriydim. Annemlerin evinde sonsuza kadar bekar kalmaya razı olmuş durumda oturuyordum.
Görünürdeki gururun, özgüvenin ardında erkekler inanılmaz derecede kırılgan ve saftırlar. İçlerindeki kaldıraç son derece ilkeldir. Onları balık gibi tavaya düşürmek için tek bir düğmeye basmak yeter. Ben bunu oldukça geç anladım ama kız arkadaşlarım 15-16 yaşlarında bunu biliyorlardı bile.