Neden ağlamak geliyordu? Diye sordu kız heyecanlı bir tavırla. " Güzel bir şeye bakınca ağlar mı insan?
"Ağlarmış demek ki dedim." Buna güzellik mi diyeceğiz başka bir şey mi bilmiyorum ama bu kadarı insan yüreğine ağır geliyor, kaldıramıyorsun. Ona bakarken Mevlana'nın dizeleri gelmişti aklıma:"bu aşka ilahi diyemem korkarım/ insani diyemem utanırım."
"İnsan iradesini elinden alır da ondan. Seni yönetmeye başlar, mantık kaybolur, doğru dürüst düşünemezsiniz bile. Birine aşık olmak, gözü bağlı olarak bir uçurumun kıyısında yürümek demektir..."
"Bana gül ki o dünyanın ışığını bir kere olsun görebileyim yüzünde. Bana karlı kış günlerinde, elimde çantam okuldan dönerken çörek almak için girdiğim fırının sıcaklığını hatırlat, bana sıcak yaz gününde iskeleden denize ne neşeyle atladığımı hatırlat; bana ilk öpüşü, ilk kucaklayışı, tek başıma ta tepesine çıktım ceviz ağacını, kendimden öteye geçtiğim yaz akşamını, Neşe ile sarhoş olduğum o geceyi, yorganımın içini ve bana severek bakan güzel çocuğu hatırlat bana. Hepsi o ülkedeler, ben de gitmek istiyorum oraya, yardım et, yardım et ki, her soluk alışta biraz daha eksilişimi mutlulukla karşılayabileyim."
Oluşturduğum tüm meditasyonların tek bir amacı vardır: seni kafandan dışarı ve kalbinden içeri atmak, seni bir şekilde kalbinin bataklığından dışarı çıkarıp kalbin özgürlüğüne bırakmak, senin bir şekilde sadece kafadan ibaret olmadığının farkına varmanı sağlamak.