Beyzz

Beyzz
Savaşmayı bırakıyorum, bunu veda say. Genç Werther'in Acıları --Johann Wolfgang Von Goethe--
Öğrenci
Lise
53 okur puanı
Mayıs 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap

Beyzz

, bir kitap okudu
Puan vermedi·456 syf.··
11 günde okudu
·
2023 26. kitabı
Trevanian
8.5/10 · 9,5bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·456 syf.··
2023 26. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2023 13:48
Kesinlikle okunmaya değer ve çok farklı bir kitaptı. Hele ki yazarın nerede olduğu nerede yaşadığı ve kim olduğu gibi temel soruların cevapsız olduğunu bilerek okumak farklı bir deneyimdi . Dili akıcı ve yalın, içeriği genel olarak güzeldi. Tavsiye edilebilir bir kitap
ŞibumiTrevanian · E Yayınları · 20249,5bin okunma
BİR GÜN BABAMIZIN RESMİ DE ÖLÜR! Galip KARAKUŞ
Çoğumuz babamız henüz yaşıyorken, onun yüzüne bir kez bile dikkatle bakmamışızdır. Baba sözcüğünü kullanmaya başladığımız günden itibaren, süreklilik arz eden bir alışkanlık haline gelmiştir ve bu davranışımız ile; yıllarca babamızdan değil de, sanki bir zorunluluktan söz ede gelmişizdir hep.Yoksulluğun ağır yükü altında ve doğası gereği babam, her seferinde bize biraz uzak, biraz da yabancı birisi gibi olmuştu hep. Her gün yırtık, yamalı ceketini giydirip, boya sandığını eline verip sokaklara saldığımız o ‘çilekeş yolcu’nun, zamanın tozlu yaprakları ile birlikte, an be an, nasıl da eriyip gittiğini fark edemeyişimi düşünüyorum, duvara özenle yerleştirdiğim resmine baktıkça.Oysa belleğimi zorlayıp, son zamanlarındaki ikili ilişkilerimizi anımsamaya çalıştığımda, bu gün Atatürk ile yan yana fotoğrafını koyduğum o büyük insanın bana yönelik tüm yaklaşımlarında, felsefi bir boyut olduğunu düşünüyorum. Onun, elimin altından yavaş yavaş kayıp gittiğini fark edemeyişime de hayıflanıyorum.Ah babam; ilkin ve hep onun saçları ağarır, hep o öksürürdü sürekli. Sofrada önüne konan hiçbir şeye hayır demeyen Çelebi'liğini özlüyorum. Özlüyorum, tüm özelliklerini ve güzelliklerini, ancak nafile bir dileyiş bu, sen hakka yürümüş olduktan sonra.Biraz dikkat kesilenler bilirler ki babalarımız, gözaltlarındaki torbalarda yorgunluk biriktiren, kederli göçmenidir evlerimizin. An gelir, gözaltlarındaki o yıllanmışlığın göstergesi olan torbaların ağzını gözlerinin feriyle bağlayamaz olur artık. Ve an gelir, o iki bağcık da hiç ummadığımız bir vakitte, hiç ummadığımız bir yerde çözülüverir. Çözülüverir ve babamız, bizden sakladığı bütün yorgunluklarını orta yerde bırakıp, kasketinin altını terk eder diye hiç düşünemediğime de hayıflanıyorum, duvardaki resmine her baktığımda ve daha çok da köye
Sevdiğiniz herkesin size sırt çevireceğini ya da öleceğini fark ettiğiniz zaman ağlamak kolaydır...