O zaman Ali, birdenbire, kendisinin bile şaştığı bir cesaretle:
"Ben vereyim..." dedi.
Yusuf ağır ağır, karşısındakinin gözlerinin içine baka baka:
"Muazzez'i sen mi istiyorsun?" dedi.
Ali, gene kıpkırmızı olarak önüne baktı. Yusuf yerinden kalkıp Ali'nin omzuna vurdu:
"Bu dünyada karşılıksız hayır işlenmediğini öğrendim de onun için sordum." dedi.
Sonra bu fakir işçilere bu köpek muamelesini yapmaya neden lüzum görüyorlardı? Evet, Allah onları bir kere fıkara yaratmıştı, bunda kimsenin kabahati yoktu, fakat onlar böyle yaratılmışlar diye niçin tepelerine binmeli, onları adam yerine koymaktan niçin çekinmeliydi?
Yusuf evvela içerleyecek oldu; fakat bunun herkes tarafından yapıldığını ve çok tabii bir şey olduğunu görünce kızmaktan vazgeçti, fakat hayreti hâlâ geçmemişti: Niçin durup dururken yalan söylemek ihtiyacını duyuyorlardı?