Romain Gary eleştirmenlerin hedefi olunca Emile Ajar ismini kullanıp yazılarını yazmaya devam ediyor ve ölümüne kadar da kendisini açık etmiyor. İntihar etmeden önceki mektubunda Emile Ajar'ın kendisi olduğunu söylüyor. Jean Seberg ile evleniyor, Seberg intihar ettikten 1 sene sonra da yazar intihar ediyor, intihar mektubunda bu intiharın eski eşiyle ilgili olmadığını söylüyor. Bir edebiyat dedikodusu olarak da Jean Seberg ile Carlos Fuentes ilişki yaşıyor. Seberg ve Romain Gary öldükten sonra Fuentes DIANA isimli kitabını yazıyor. Daha önceden yazarla ilgili bilgi sahibiydim ancak Gary okunmadan önce yazarın hayatına dair fikir sahibi olunması düşüncesindeyim.
Kitaba gelecek olursak; naif, umut dolu, insanı bir şeylere inanmaya iten, sıcak bir metin. Hatta böyle metinler yazan birinin intihar etmesi de düşündürücü ancak metnin geneline bakıldığında alt metin olarak vermiş olduğu 'yaşlılık' düşünülünce intihar etmesi ile metinlerin içerisindeki umut vaadediciliği görmüş oluruz.
Bu kitap anti-ırkçılık manifestosu. O yıllar Fransa'nın çok göç aldığı, sosyal adaletsizliğin arttığı bir dönem. Kimlik meselesi kitabın en temel meselelerinden biri şüphesiz. Fakat kimlik meselesini metne yansıtırken öğretici olmadan, didaktik öğeleri kullanmadan naif, bazen de nüktedan ele alıyor.
'Sevgi' kitabın yine asıl meselelerinden biri. Momo'nun koşulsuz sevgisi. Kitaptaki karakterler normalde rahatsız edici karakterler olsa da yazarın o karakterleri anlatımı o kadar naif ki karakterler okuyucuyu rahatsız etmiyor.
Kürtaj ve ötenaziyi aynı cümlede geçirip insanların yaşama hakkından bahseder. Yaşlanma korkusu, cinsiyetin öneminin olmadığı, insanların dilinin, dininin, ırkının önemi olmadığını inanılmaz güzel bir üslupla okuyucuya anlatmış. Kitabın sonunda da ait olduğu topraklara
Bir insanın en önemli parçaları kalbi ve kafasıdır ve en pahalı bedeli onlar için ödemek gerekir. Eğer kalp durursa önceki gibi devam edilemez ve eğer kafa tıkır tıkır işlemeyi bırakıp her şeyden koparsa kişi meziyetlerini yitirir ve hayattan yararlanamaz. Sanırım yaşamaya çok genç yaşta başlamak gerek, çünkü sonra tüm değerinizi yitirirsiniz ve kimse size bunları bahşetmez.
Ama onu da anlamak gerekir, zira hayat ona kalan tek şeydi. İnsanlar her şeyden çok hayata bağlanırlar, ama dünyada olan bütün iyi şeyler düşünüldüğünde bu gülünç bile gelebilir.