Üzgünüm, duymak isteyeceğiniz şeyleri bu incelemeye yazmayacağım.
Hatta incelemem belki de birçok arkadaşı(mı)n hoşuna gitmeyecek. Ama bu gerçekleri söylemekten çekineceğim anlamına asla gelmiyor.
İlk çıktığı zaman kitabı elime aldım. Yavaş yavaş ve sindire sindire okuyup bir nevi önyargılarımı silmeye çalıştım. Ama üzgünüm, kitabın kapağını kapatırken önyargılarımdan kurtulamadım aksine düşündüklerimin gerçek olduğa karar verdim.
Sarı saçlı paşa mavi gözlerini ufka dikmişti...
Yunan ordusu tırsmıştı...
Ondan sonra İsmet geldi...
Ve....
Bir kıyamet koptu...
Toplar...
Tüfekler...
Süngüler...
Savaşı kazanmıştık...
Paşa geldi ve ilk emrini verdi...
ORDULAR İLK HEDEFİNİZ AKDENİZDİR İLERİ!!!...
Ne hissettirdi? İnsan o anı birden yaşamış gibi oluyor değil mi? Tabi burası kitapta yazmıyor ben sadece kendi kelimelerimi dökmeyi denedim.(Özdil tarzı)
Kitap güzel, hatta Atatürk çok çok güzel anlatılmış bu konuda herkese katılıyorum. Ama Özdil’i bu kitapta açıkcası samimi bulmuyorum.