Keskin sirke gibi cimrilik de zarar verir kişiye. Boğar onu fakirliğe zenginliğin içindeyken bile...
Harpagon, cimrilikten yeterince nasibini almış biri. Öyle ki para hırsı delirtir kendisini. E tabi aile de muzdarip bu durumdan. Ne yapsınlar, cimri, adam... Oğlu Cleante de en etkili kozunu oynuyor bu adama. Çelmek için aklını atıyor bin takla. Bu koz ney mi? Soru mu bu da şimdi.. “PARA” tabikî. Harpagon da biçare kabul ediyor isteğini. Para gözünü kör etmiş belli ki...
Açıkçası kitap konu itibariyle bana biraz farklı geldi. Bundan dolayı kitaba ısındığımı pek söyleyemem. Kitap içeriğindeki tesadüfler silsilesiyle ve yanlış anlaşılmalarla hikayeyi basitleştirmiş. Ama yine de karakterlerin içinde bulundukları durumu yansıtma biçimleri gayet başarılıydı. Örneğin Harpagon’un bir an için parayı çalan kişinin kendi olduğunu düşünmesi paranın onu nasıl delirttiğinin göstergesi.
Rabia Ravza Barış