İyi yetişmiş bir insanın her şeyi okuyabileceğini söylerler; ne kadar doğru. Tümden doğal olana, bir tek su katılmamış keresteler ve çirkefe batmışlar burun kıvırırlar.
"İnsanoğlu böyle durumlara sık sık düşer; öyle bir an gelir ki, geriye umuttan başka bir şey kalmaz. Dört yapraklı yoncadan gelen o miniminnacık 'umut' sözcüğü ne kadar hoştur; insanı hayatın dertlerinden alır, bulutların üstüne çıkarır: inanç, umut, gönül zenginliği."