Jaroslav Hasek

Jaroslav Hasek

Yazar
8.6/10
56 Kişi
·
135
Okunma
·
9
Beğeni
·
1.340
Gösterim
Adı:
Jaroslav Hasek
Tam adı:
Yaroslav Haşek
Unvan:
Çek Mizah ve Taşlama Yazarı
Doğum:
Prag, Çek Cumhuriyeti, 30 Nisan 1883
Ölüm:
Lipnice Nad Sázavou, Çek Cumhuriyeti, 3 Ocak 1923
Jaroslav Hašek (IPA: [ˈjaroslaf ˈɦaʃɛk]) (doğumu 30 Nisan 1883– ölümü 3 Ocak 1923). Çek mizah ve taşlama yazarı. I. Dünya Savaşı'da bir askerin başından geçen olaylar dizisinden meydana gelen, altmış dile çevrilmiş, dünyaca ünlü romanı Aslan Asker Şvayk ile tanınır. 1500'e yakın kısa öykü de yazmış olan Hašek, gazeteci ve Bohemyalı kimliğiyle olduğu kadar şakacı kişiliğiyle de tanınırdı. Kısa yaşamı aynı yıllarda yaşamış olan bir başka Prag'lı yazar Franz Kafka (1883–1924) ile ilginç benzerlikler taşır.

Yaşamı ve işleri

O zamanlarda Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'na ait, şimdi Çek Cumhuriyeti'nin baskenti olan Prag (Bohemya)'da doğan Hašek, matematik öğretmeni Josef Hašek ve karısı Kateřina'nın ortanca oğluydu. Yoksulluk nedeniyle aile, diğer oğulları Bohuslav ve yetim kuzen Maria'yla birlikte sık sık taşınmak zorunda kalmıştı. Evim diyebileceği bir yer olmaması ve bir yere bağlanmaması gezgin hayatını belirgin etkenleriydi. Onüç yaşındayken Hašek'in babası aşırı alkolden ölür ve annesi aileye bakamaz hale gelir. 15 yaşında liseyi bırakarak eczacıda çalışmaya başlar, buna rağmen iş idaresi okulundan mezun olmayı başarır. Kısa bir süre banka memuru olarak çalışır, aynı zamanda köpek satıcılığı yapar. Daha sonra yazacağı romanın karakteri Şvayk da, anlattığı birçok imkânsız anektodlardan da anlaşılacağı gibi, bir köpek satıcısıdır. Yazarlık mesleğini seçerek kendini özgür kılıp çingeneler ve yersiz-yurtsuzlarla birlikte dolaşmaya başlar, birçok kötü alışkanlık edinip, izini sürmeyi zorlaştıran bir yaşantıyı seçer.

Prag'da öğrenciyken, 1897'de Alman karşıtı ayaklanmalarada yer alır, 1906'da anarşist harekete katılır. Proleter işçilere düzenli olarak dersler verir, 1907'de Komuna adlı anarşist gazetede editör olarak çalışır. Önde gelen bir anarşist olduğu için hareketleri polis tarafından yakından izlenir, düzenli olarak tutuklanır ve hapse atılır. Suçlarının arasında, birçok kez vandalizm ve bir ay hapis yatmasına neden olan, en az bir kez polis memuruna saldırı da yer alır.

Hašek 1907'de Jarmila Mayerová'yla tanışır ve aşık olur. Ne var ki, yaşantısından dolayı, Mayerová'nın ana-babası onu kızlarına uygun bulmaz. Bu nedenle Hašek anarşizmi bırakarak yazar olarak düzenli bir meslek edinmeye çalışır. Prag'da bayrağa hakaret suçundan tutuklanınca, bu ilişkiye son verebilmek için Mayerová'yı ailesi şehir dışına götürür. Bu da ilişkilerini bitirmez, ama Hašek'i anarşizmden tamamen uzaklaştırır ve yazarlığa odaklanmasını sağlar. 1909'da gelindiğinde bir önceki yıldan iki kat fazla yazarak altmışdört kısa öyküsü yayınlar. "The Animal World" (Hayvanlar Dünyası) isimli derginin editörü olmuştur. Bu iş de fazla sürmez, çünkü kendi hayalgücünden ürettiği hayvanlar hakkında makaleler yazdığı için işinden çıkarırlır.

1910'da Jarmila Mayerová'yla evlenir. Ama, mutsuz bir evlilik olur ve üç yıldan sonra biter. (Tarihçi Jindřich Chalupecký, Hašek'in homoseksüel olduğunu ve aşırı melankolik bir yapısı olduğunu iddia eder.) 1913'te Hašek'in kendi sahte ölümünü hazırladığını gören Mayerová ailesinin yanına döner. I. Dünya Savaşı başlamak üzereyken, Hašek, daha sonraları Şvayk'taki karakterleri resimleyecek olan karikatürist Josef Lada ile birlikte yaşamaktaydı. Sonunda o da zorla orduya alınır. Şvayk'taki birçok karakter savaş zamanı tanıştığı insanlardan esinlenmedir. Uzun süreler cephede savaşmaz, 1915'te Ruslar tarafından esir alınır. Rus toplama kamplarında göreceli olarak daha rahat bir yaşantıya kavuşur, kamp kumandanının sekreteri olur. 1916'da, yeni kurulan Çekoslovak Lejyonu'nda propaganda yazarı olarak çalışması için kamptan ayrılmasına izin verilir.

1917'deki Ekim Devrimi'nden sonra Bolşevik Parti'nin üyesi olarak Rusya'da kalır. Bu dönemde, Jarmilla ile evli olmasına rağmen, yeniden evlenir. Sonunda 1920'de, "Aslan Asker Şvayk"ı bitirebilme umuduyla Prag'a geri döner. Ne var ki, dönüşünde hiç eskisi gibi sevilen birisi değildir, hain olarak yaftalanır ve yasak evlilik yaptığı için yerilir. Yazılarını yayınlayabilmek için çok uğraşır.

Savaştan önce 1912'de, Şvayk isimli karakterin ilk kez yer aldığı Dobrý voják Švejk a jiné podivné historky (İyi Asker Şvayk ve diğer garip öyküler) isimli kitabını yayınlanır. Savaştan sonra yayınlanan ünlü romanındaki Şvayk sancta simplicitas (neşeli deli karakter) olarak, meyhanelerde savaş hakkında şakalar yapan karakter olarak belirir. Bu dönemde Hašek aşırı kilo alır ve ağır hastalanır. Yazmayı sürdüremez ama Şvayk'ın bölümlerini Lipnice köyündeki yatak odasında dikte eder. 1923'te 39 yaşında savaş zamanı kaptığı tüberküloza yenik düşerek ölür.
"Bu dünyada herkes dürüst davransaydı çok geçmeden birbirinin gırtlağına sarılırdı millet.”
Namuslu adama herkes saygı duyar. Akşam yatağına yattığında, ‘Çok şükür, bugün de kimseyi aldatmadım!’ diyebilen rahat uyur.
‘Umut’ sözcüğü, hayat kavgasında insana güç verir. İnsan umudunu asla kaybetmemeli.
877 syf.
·Puan vermedi
Yıllar önce okumuştum. Roman kahramanı Şvayk çok ilginç bir karakter. Yaşadığı her kötü olayda olumlu bir yön bulan aptal mı? Yoksa fazla mı zeki pek anlaşılamayan bir tip. Özellikle; İşkence edilmek üzere kendisini ıslak çarşaflara sardıklarında olaya getirdiği yorum aklımda kalmış. Güzel ve eğlenceli bir kitap.
877 syf.
·11 günde
Jaroslav Hasek'in Aslan Asker Şvayk kitabı sonun da bitti bazı maceraların da güldüm, bazı maceralar da sıkıldım, yazar hastalanıp 3.Ocak 1923' de Ölmüş Çevirmenin Notun da yazdığı gibi kitab'ı tamamlasaydı nasıl biterdi? diye merak ettim gizemli kaldı kitap.
1. Dünya savaşı üzerine sert eleştirileri ve Avrupa Yakası tadında mizah yönüyle roman olarak ele alınmış sürekleyici bir kitap, tavsiye ederim. hacmi sizi korkutmasın :)
877 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Çok akıcı bir kitap..Şvayk'ı ve maceralarını okurken hep Kemal Sunal aklımdaydı; özellikle Şaban Oğlu Şaban ve biraz da Hababam Sınıfı..Şvayk'ın saflığı ile Kemal Sunal çok uyuyor birbirine..
Hasek, kitabını tamamlayamadan ölmüş..Acaba nasıl bitirirdi diye merak ediyor insan.
877 syf.
·10/10
benim ilgimi de herkesin bilmediği kitaplar çeker.bana göre bir kitap yazarken herkes ağlatabilir, okuyucuyu.zor olan güldürmektir. bu şvayk tam bir don kişot veya daha tanıdık olsun usta kemal sunal. kahramanımızı askerden 12 doktor onaylayıp gerizekalı diye yolluyorlar. papazın yanına yardımcı olarak veriyorlar,papaz zavallıyı kumarda üstüne oynayarak teğmene kaybediyor. teğmenin başına birsürü iş açıyor. buna git köpek al diyor.albayın köpeğini çalıp teğmene veriyor.albay bu köpeği teğmende görünce hemen savaşın ortasına sürgün ediyor tabi şvayk hala yanında.trenle yolculuk başlıyor bu kez tanımadığı adama saçı az diyor. adam general çıkıyor.acil fren çalışıyor mu? diye treni durduruyor bunu treni durdurmaktan gözaltına alıyorlar.teğmen kurtuldum diye sevinirken şvayk yine buluyor. sonrası olaylar zinciri hem savaşın kötülüğünü anlatıyor hemde güldürüyor ben böyle güzel kitap okumadım.kendimi bildim bileli kendi çapımda okurum.artık sayacağım üç kitaptandır.bunları yazdığım için okumuş sayılmazsınız,kitapta bunlardan yüzlercesi var.
877 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
880 sayfalık (üstelik yarım kalmış) bir dünya klasiği olan Aslan Asker Şvayk, Avusturya-Macaristan veliahtına düzenlenen suikast ile başlıyor ve savaş boyunca birbirinden trajikomik olaylarla devam ediyor. Elimdeki basılı kitaplar oldukça kısaydı, hatta bir tanesi Kahraman Asker Şvayk adıyla basılmıştı ama ben Can Yayınları'nın tam çevirisini tercih ettim. Oldukça saf, bir o kadar da sıradışı bir insan olan Yozef Şvayk'ın 1. Dünya Savaşı başlar başlamaz milliyetçilik aşkı içerisinde askerlik bürosuna gitmesiyle perdeler açılıyor. Şvayk'ın olur olmaz anlattığı birbirinden ilginç hikayeler üstlerini sinir etse de, beni inanılmaz eğlendirdi. Kalınlığı göz ardı edilmesi gereken eserlerden bence, mutlaka okunmalı. =)
877 syf.
·12 günde·9/10
Dünya edebiyatının en ilginç karakterlerinden biridir Svayk. Yazar dönemin savaş çığırtkanlığını ve artan militarizmini eleştirirken aynı zamanda okuyucuyu güldürmeyi başarmaktadır. Ana karakter Svayk'in ahmak mı akıllı mı olduğuna karar vermek kesinlikle zor ancak açık sözlülüğü ve saflığı takdire şayandır. Svayk'in gevezeliği komutanlarını yorduğu gibi sizi de yoracak, ama başına gelen her beladan kurtuluşuna, hadiselere ve sorunlara yakalşımına hayran kalacaksınız.
877 syf.
·15 günde·Puan vermedi
Her şey yine bir kitapçıda başlamıştı. Avusturya edebiyatı raflarının orada dolanırken- başta Kafka tabii, sonra Canetti ve Musil’le pek beğenirim- epey hacimli ve tuhaf isimli kitabın arka kapağını okumamla başladı neredeyse iki sene önce. Antimilitarist yaklaşımlarım ve bizim okullarda genellikle siyaset ve savaş olarak okutulan, ama benim sosyal’inden daha fazla etkilendiğim ‘Tarih’ eğitimim dolayısıyla bir Birinci Dünya Savaşı parodisi olmasının etkisinde kaldım sanırım. Bu iki sene süresince- daha pek çok kitabın başına geldiği gibi- her yeni kitabı elime alışımda niyetlendim bu kitabı okumaya.

Kısaca yazardan bahsetmek gerekirse; kitabı ilgi çekici bulan bir arkadaşımın yazarın kitaptaki biyografisine bakarken söylediği gibi, Mustafa Kemal Atatürk’ten iki sene sonra doğup Atamızdan onbeş yıl önce Lozan’ın imzalandığı yıl kırk yaşında ölmüş. Kafka gibi Prag’da doğan yazar Orta ve Güneydoğu Avrupa’nın neredeyse tümünü gezmiş memurluk, gazetecilik ve yazarlık yapar. Bir dönem Anarşist harekete ilgi duyar ve Anarşist bir dergide yayın yönetmenliği yapar. Yarmila Mayerova isimli bir kadına aşık olur ve bu aşk dolayısıyla Anarşist eylemlerden uzak durmaya düzenli bir iş bulmaya razı olur. Binbir güçlük ve kendisinden verdiği onca taviz sonucu Yarmila’sına kavuşsa da üç yılın sonunda bu evlilik son bulur. Bu dönemde toplumdışı ve bohem yaşama geri dönerek handiyse “yeraltı’na geçer. Dünya savaşının başlamasından bir yıl sonra Avusturya- Macaristan ordusuna alınır kısa bir süre sonra Galiçya’da Ruslara esir düşer. 1918’de Bolşevik Partiye katılır Rusya’da.1920 de yeni kurulan Çekoslovakya’ya döner ama hoş karşılanmaz ve vatan haini addedilir. 6 cilt olarak planladığı Aslan Asker Şvayk’ı tamamlamaya ömrü kifayet etmez ve dördüncü cildinin ortalarına geldiğinde ölür.

Kitaptan bahsetmek gerekirse; yazarın yaşamının bir yansıması olarak görülebilir; ancak kısa yaşamının gözlemlerini kısa askerlik dönemine tıkıştırmış şekilde tabii. Birinci bölüm özellikle müthiş. Alaycı yergilerine sık sık kahkaha attığımı özellikle vurgulamak isterim. Sonraki bölümlerde -belki benim elimde olmaksızın düşük ritimle okumamın da etkisi vardır- git gide ritim düşüyor sanki. Ama yine de bittiği için- tabii yarım olarak- üzüldüm. Karakter Şvayk ise tam bir çılgın. Çevirmen Celal Üster’in önsözde belirttiği gibi; “Şvayk, roman boyunca karşısına çıkan subayları, doktorları, yargıçları, polisleri olduğu kadar okurları da sürekli ikircikte bırakır. Akıllı mıdır, aptal mı? Saf mıdır, kurnaz mı? Çıkar gözetmez, kendi halinde biri midir, fırsatçının, çıkarcının teki mi?” Sık sık kullandığı atasözleriyle akla Sancho Panza’yı getiriyor. Kadere boyun eğmiş, ama hep bir alaycılık ve ‘olup bitenin ayırdında bir hınzırlık’ sezilir onda. Hiçbir şeyi değiştirme çabasında olmayan, ayırdına vardığı aptallıklara, absürdlüklere yarı alay yarı aptallıkla karşılık veren umursuz bir tip Şvayk. Oblomov ve Zorba gibi karakter romanları sevenler için bir mücevher gibi adeta. Mahza askerde geçen bir roman olmasıyla aynı zamanda ataerkil bir roman ve cinsellik öğesi erkek perspektifinden sıklıkla ön plana çıkıyor. Ayrıca yazarın birinci bölüme yazdığı ‘sonsöz’de belirttiği gibi - uzunca bir alıntıyla ”Hayat, genç kızların gittikleri özel okullara benzemez. Herkes nasılsa öyle konuşur. Bu roman salon efendiliği ya da kibar sosyete ağzı öğreten bir ders kitabı değil. Belirli bir zaman kesitinin tarihsel resmi. Gerçekten kullanılan ağır bir sözü, kullanılması gereken yerde hiç çekinmem kullanırım. Kibar ve yapmacık sözleri yaldızlı ve tumturaklı lafları ise sahteciliğin en aptalcası olarak görürüm. İyi yetişmiş bir insanın her şeyi okuyabileceğini söylerler; ne kadar doğru. Tümden doğal olana, bir tek, su katılmamış keresteler ve çirkefe batmışlar burun kıvırırlar. Bu sahte ahlak düşkünleri asıl söylenenleri göz ardı edip tek tek sözcüklere azgınca saldırırlar,” diyor.- kaba bir halk ağzıyla yazılmış. Yine cinsellik öğesi gibi bir başka Çek yazar Milan Kundera’nın ‘Gülünesi Aşklar’ındaki gibi kumarın yanında da alkol su gibi akıyor ve Levent Kırca’nın sarhoş tiplemesini andıran yargıçlar, papazlar-özellikle Papaz Katz karakteri harikülade, hele Şvayk ile hele Şvayk ile-, subaylar ve erler kol geziyor. Ve işin enterasanı romanda anlatılan hikayelerin büyük çoğunluğunun gerçeklikle ciddi bağıntısı olduğunu düşünüyorum, bunu anlatabilir ama yazamam. “Okuduğun en iyi romanlar?” sorusunun muhatabı olduğumda, vereceğim listede mutlaka yeri olacak.
Bu kitabı bana pek çok saygıdeğer arkadaşım ısrarla tavsiye etti. Haftaya maaşı alayım. İlk işim gidip bu kitabı almak olacak. Umarım beni memnun eder, hayal kırıklığına uğramam.
877 syf.
·11 günde·Beğendi·9/10
"Büyük dönemler, büyük insanlar yaratır." diyordu önsözünde Haşek. Ahmaklığı yıllar önce heyet raporuyla resmiyet kazanan şvayk ordudan ayrılmak zorunda kalır ve sivil hayata dönünce en iyi yaptığı işe yani sokak köpeklerini soylu köpek diye satma işine geri döner taki 1. Dünya savaşı patlak veripte romatizma ağrılarına aldırış etmeden gönüllü olarak askere gidene kadar.
Yaroslav Haşek kara mizah örneği olan klasiği Aslan Asker Şvayk'ta Avrupa’nın haritasını değiştiren, insanlık tarihinde büyük travmalara sebep olan Birinci Dünya Savaşı’nı, savaşın anlamsızlığını ince bir alaycılıkla ve ustalıkla yerden yere vurur. Roman gücünü, sırrı kişiliğinde saklı kahramanı Şvayk’tan alır kuşkuşuz. O, ordunun zannettiği gibi ahmağın teki değildir. Bilakis onu tanıyan anlar; o, savaş çığırtkanlığıyla dalga geçen, Çek kültürünü bir duvar gibi Avusturya ve Almanya’nın önüne ören kuvvetli bir direnişçidir.
Ve bu kitabı bitirdiğinizde ilk defa bir yazarın ölümüne üzülmekten ziyade kizabilirsiniz çünkü 6 cilt olarak planlanan bu kitap, yazarın 4. Kitabın başlarını yazarken ölmesiyle son buluyor.
870 sayfa olmasına bakmadan büyük bir zevkle sıkılmadan okuyabileceginiz mükemmel bir başyapıt.

Yazarın biyografisi

Adı:
Jaroslav Hasek
Tam adı:
Yaroslav Haşek
Unvan:
Çek Mizah ve Taşlama Yazarı
Doğum:
Prag, Çek Cumhuriyeti, 30 Nisan 1883
Ölüm:
Lipnice Nad Sázavou, Çek Cumhuriyeti, 3 Ocak 1923
Jaroslav Hašek (IPA: [ˈjaroslaf ˈɦaʃɛk]) (doğumu 30 Nisan 1883– ölümü 3 Ocak 1923). Çek mizah ve taşlama yazarı. I. Dünya Savaşı'da bir askerin başından geçen olaylar dizisinden meydana gelen, altmış dile çevrilmiş, dünyaca ünlü romanı Aslan Asker Şvayk ile tanınır. 1500'e yakın kısa öykü de yazmış olan Hašek, gazeteci ve Bohemyalı kimliğiyle olduğu kadar şakacı kişiliğiyle de tanınırdı. Kısa yaşamı aynı yıllarda yaşamış olan bir başka Prag'lı yazar Franz Kafka (1883–1924) ile ilginç benzerlikler taşır.

Yaşamı ve işleri

O zamanlarda Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'na ait, şimdi Çek Cumhuriyeti'nin baskenti olan Prag (Bohemya)'da doğan Hašek, matematik öğretmeni Josef Hašek ve karısı Kateřina'nın ortanca oğluydu. Yoksulluk nedeniyle aile, diğer oğulları Bohuslav ve yetim kuzen Maria'yla birlikte sık sık taşınmak zorunda kalmıştı. Evim diyebileceği bir yer olmaması ve bir yere bağlanmaması gezgin hayatını belirgin etkenleriydi. Onüç yaşındayken Hašek'in babası aşırı alkolden ölür ve annesi aileye bakamaz hale gelir. 15 yaşında liseyi bırakarak eczacıda çalışmaya başlar, buna rağmen iş idaresi okulundan mezun olmayı başarır. Kısa bir süre banka memuru olarak çalışır, aynı zamanda köpek satıcılığı yapar. Daha sonra yazacağı romanın karakteri Şvayk da, anlattığı birçok imkânsız anektodlardan da anlaşılacağı gibi, bir köpek satıcısıdır. Yazarlık mesleğini seçerek kendini özgür kılıp çingeneler ve yersiz-yurtsuzlarla birlikte dolaşmaya başlar, birçok kötü alışkanlık edinip, izini sürmeyi zorlaştıran bir yaşantıyı seçer.

Prag'da öğrenciyken, 1897'de Alman karşıtı ayaklanmalarada yer alır, 1906'da anarşist harekete katılır. Proleter işçilere düzenli olarak dersler verir, 1907'de Komuna adlı anarşist gazetede editör olarak çalışır. Önde gelen bir anarşist olduğu için hareketleri polis tarafından yakından izlenir, düzenli olarak tutuklanır ve hapse atılır. Suçlarının arasında, birçok kez vandalizm ve bir ay hapis yatmasına neden olan, en az bir kez polis memuruna saldırı da yer alır.

Hašek 1907'de Jarmila Mayerová'yla tanışır ve aşık olur. Ne var ki, yaşantısından dolayı, Mayerová'nın ana-babası onu kızlarına uygun bulmaz. Bu nedenle Hašek anarşizmi bırakarak yazar olarak düzenli bir meslek edinmeye çalışır. Prag'da bayrağa hakaret suçundan tutuklanınca, bu ilişkiye son verebilmek için Mayerová'yı ailesi şehir dışına götürür. Bu da ilişkilerini bitirmez, ama Hašek'i anarşizmden tamamen uzaklaştırır ve yazarlığa odaklanmasını sağlar. 1909'da gelindiğinde bir önceki yıldan iki kat fazla yazarak altmışdört kısa öyküsü yayınlar. "The Animal World" (Hayvanlar Dünyası) isimli derginin editörü olmuştur. Bu iş de fazla sürmez, çünkü kendi hayalgücünden ürettiği hayvanlar hakkında makaleler yazdığı için işinden çıkarırlır.

1910'da Jarmila Mayerová'yla evlenir. Ama, mutsuz bir evlilik olur ve üç yıldan sonra biter. (Tarihçi Jindřich Chalupecký, Hašek'in homoseksüel olduğunu ve aşırı melankolik bir yapısı olduğunu iddia eder.) 1913'te Hašek'in kendi sahte ölümünü hazırladığını gören Mayerová ailesinin yanına döner. I. Dünya Savaşı başlamak üzereyken, Hašek, daha sonraları Şvayk'taki karakterleri resimleyecek olan karikatürist Josef Lada ile birlikte yaşamaktaydı. Sonunda o da zorla orduya alınır. Şvayk'taki birçok karakter savaş zamanı tanıştığı insanlardan esinlenmedir. Uzun süreler cephede savaşmaz, 1915'te Ruslar tarafından esir alınır. Rus toplama kamplarında göreceli olarak daha rahat bir yaşantıya kavuşur, kamp kumandanının sekreteri olur. 1916'da, yeni kurulan Çekoslovak Lejyonu'nda propaganda yazarı olarak çalışması için kamptan ayrılmasına izin verilir.

1917'deki Ekim Devrimi'nden sonra Bolşevik Parti'nin üyesi olarak Rusya'da kalır. Bu dönemde, Jarmilla ile evli olmasına rağmen, yeniden evlenir. Sonunda 1920'de, "Aslan Asker Şvayk"ı bitirebilme umuduyla Prag'a geri döner. Ne var ki, dönüşünde hiç eskisi gibi sevilen birisi değildir, hain olarak yaftalanır ve yasak evlilik yaptığı için yerilir. Yazılarını yayınlayabilmek için çok uğraşır.

Savaştan önce 1912'de, Şvayk isimli karakterin ilk kez yer aldığı Dobrý voják Švejk a jiné podivné historky (İyi Asker Şvayk ve diğer garip öyküler) isimli kitabını yayınlanır. Savaştan sonra yayınlanan ünlü romanındaki Şvayk sancta simplicitas (neşeli deli karakter) olarak, meyhanelerde savaş hakkında şakalar yapan karakter olarak belirir. Bu dönemde Hašek aşırı kilo alır ve ağır hastalanır. Yazmayı sürdüremez ama Şvayk'ın bölümlerini Lipnice köyündeki yatak odasında dikte eder. 1923'te 39 yaşında savaş zamanı kaptığı tüberküloza yenik düşerek ölür.

Yazar istatistikleri

  • 9 okur beğendi.
  • 135 okur okudu.
  • 8 okur okuyor.
  • 159 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.