Selanikli Fazlı Necip' le tanışmış olmanın ve onun kaleminden çıkan bir kitabını ilk defa okumanın hem sevincini hem de mahcubiyetini yaşıyorum
Mahcubum çünkü çeşitli bilim dallarında (tarih, coğrafya, dilbilgisi ..) ve hikaye ,roman ,anı türlerinde yirmiye yakın eserler yazmış , birçok çeviri yapmış ama yeterince ilgi görmemiş, ben de geç kalmış bir okuru olarak bu duruma üzüldüm açıkçası . Sanırım #isbankasıkulturyayınlarından çıkmış dört eseri var . " Sürgün " bunlardan biri... Latin harfli Türkçe 'de ilk kez yayımlanan bu kitap, II. Meşrutiyet 'in ilanından sonra Yeni Asır Gazetesi'nde dizi halinde yayımlanmış , ardından 1909 da kitap olarak basılmış . Ben de size bu kitabı anlatırken kitabın sunuşun da emeği geçen Ömer Aslan'ın yazısından yararlandım .
Sürgün , sıradan bir aile dramıyla dönemin siyasi olaylarının iç içe işlendiği, istibdat atmosferi ve Meşrutiyet"e giden süreci konu alan ilk siyasi romanlardan biri sayılırmış. Bir gencin , istibdat yönetimi tarafından bir suçluya dönüştürülmesi, sürgüne gönderilmesi anlatılırken o dönem ki İstanbul ve Selanik şehirleri hakkında da bilgiler veriyor.
Okuma alışkanlığını Peyami Safa 'nın Fatih Harbiye'si ile kazanmış biri olarak bu tür kitaplar okumak beni fazlasıyla mutlu ediyor.
Ben çok keyifle okudum . Umarım siz de beğenirsiniz . Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar dilerim . Okumuş olanları da düşüncelerini merak ettiğim için yoruma beklerim .