Soner Yalçın’ın "Kara Kutu"su, sadece bir kitap değil; gözümüzün önündeki perdeleri aralayan, zihnimizdeki konforlu yalanları sarsan bir uyanış çağrısı. Her satırında sorgulamayı, her bölümünde araştırmayı, her kelimesinde cesareti hissettim. Sağlık sisteminin görünen yüzünün ardındaki derin yapıları öğrenmek, bazen öfkelendirdi, bazen de çaresizlik hissiyle içimi burktu.
Ama en çok da farkındalık kattı bana. Yalçın, bilgiyi sadece vermiyor; seni onunla yüzleştiriyor. Düşünmeye, şüphe etmeye ve sormaya teşvik ediyor. Bu kitap benim için sadece bir okuma deneyimi değil, bir vicdan muhasebesi oldu.
Gerçeği arama yolunda kalemini kalkan gibi kullanan bir yazarın izinde, "Kara Kutu"yu okurken artık sadece bir okuyucu değil, bir tanık oldum.