Ebû Ümâme rivayet etmiştir: Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem] şöyle demiştir: "Rabbim, Mekke ovasını altın yapmayı teklif etti. Ben ise, 'Hayır, yâ Rabbim! Bir gün tok, bir gün de aç kalmak isterim. Aç kaldığımda sana yalvarırım, seni zikrederim. Doyduğumda ise sana şükreder, sana hamdederim' dedim."
İbni Abbas der ki: “Kur'an-ı Kerîmde sabır üç kısımdır: Biri tate (iyi amele) sabretmektir. Bu, sevabı üç yüz derece arttırır. Bir kısmı da harama sabretmektir. Bu sevabı altıyüz derece arttırır. Üçüncüsü de, musibet (belâya) sabretmektir. Bu, sevabı yediyüz derece arttırır." Bil ki, belâya sabretmek, sıddıkların derecesidir. Bunun için Resûlüllah duasında: "Ey Allahım, bize, dünya musibetle rini kolay gösteren yakîn mertebesini ver.” buyurur.