Onu aklımdan çıkaramıyordum. Acı çekmek ne demekmiş asıl şimdi anlıyordum. Acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları, başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şeydi.
"Totoca."
"Söyle."
"Acaba Noel Baba bize hiç ama hiçbir hediye getirmeyecek mi?"
"Sanırım getirmeyecek."
"Doğruyu söyle, sence ben herkesin dediği kadar kötü ve yaramaz miyim?"
"Kalbin kötü değil. Ama kanında şeytanlık var."
"Noel gününde böyle olmamayı öyle isterdim ki!