Mülk ve servetin gerçek sahibi Allah'tır; O, belli yasalar çerçevesinde dilediğine dilediği kadar zenginlik vermek istet Zenginlik, Allah'ın bir ikramıdır; bu ikram güçlü bir şükür ister.
Şükür, sadece söz ile olmayacaktır; her nimet, şükrünün kendi cinsinden olmasını ister.
Acı; adamı yoğurur, pişirir, kıvama getirir ve eğer acıyı iyi yönetirse bir insan, o acı onun hocası, muallimi olur. Acıyı yönetmeyen/yönete meyen adam ise trajedi yaşar. Dolayısıyla biz, acılarımızla barışmak durumundayız. Bunu becerebilirsek acılarımız en büyük nimetlerimiz olur.
Unutmayalım ki bu dünya Resûlallah'ı (s.a.v.) bile güldürmedi, bizi mi güldürecek? Yaşadığımız dünya imtihan dünyasıdır. Bizler cefa yurdundayız, sefa yurdunda değiliz. Bunları unutmazsak imtihanlarımız ve dertlerimizle barışık hâle gelir ve en zorlu anlarda sahâbenin yaptığı gibi Resûlullah'ın (s.a.v.) çektiklerini hatırlayıp sükûn buluruz.