Sözün özü şudur ki; O'nu tanımak için dur durak bilme den çabalamalı ama O'na dair öğrendiğimiz her yeni bilgiyi de hayatımıza taşımalıyız. Unutmamalıyız ki bizi kurtaracak olan bilgi değil ameldir. Ve yine unutmamalıyız ki kurtuluşa en yakın olanlar O'na en çok benzeyenlerdir.
Salat ve selam, tahiyyat ve ikram ve her türlü ihtiram O'na, âline, ashabina, etabına olsun, ya Rab!
Büyüklüğe tevazunun ne çok yakıştığını görmek isteyenler O'na baksınlar: Hiç kimse O'nun kadar övülmedi, O'nun ka dar sevilmedi. Hiç kimseye, O'na duyulduğu kadar büyük öz lem duyulmadı. Hiç kimse arkasında O'nunki gibi büyük ve temiz bir isim bırakmadı. Tarih, O'nun kadar mütevazı ama o kadar da onurlu ve izzetli hiç kimseyi görmedi.
O, gaye insan, ufuk peygamber; Necip Fazıl'ın dediği gibi: "her şeyimiz, her şeyimiz, her şeyimiz."