Yaşam ne kadar zahmetliyse, ruhaniyet o kadar derin. Kar, boran, buz, karanlık bedenlerini sınarken, yokluğun en kötüsüne yaşananlardan daha yüksek bir gerçekliğin var olduğu bilgisiyle karşı koyuyorlar.
Bir ulusun gücü yada güçsüzlüğü, sanayileşme seviyesinden çok manevi yaşamının seviyesine bağlıdır. İnsan yaşamının nihai hedefi, ne serbest piyasa ekonomisi ne de genel refah seviyesinin artmasıdır. İster en mükemmel yönetim sistemi, ister sanayi kalkınma gerçekleştirilsin, bir ulusun manevi enerjisi tükenmişse o ulus çökmekten kurtulamaz.