Kederlenmek kaçınılmaz ve gerekli bir süreçtir. Fakat kültürümüzde pek izin verilmez. Sürekli daha kötü durumlar örnek verilerek insanların şükretmesi istenir. Ne kültürümüz ne de çevremiz üzüntüyü olduğu gibi kabul eder. Yoğun duyguların dışa vurulması karşısında sıkılır ve karmaşa yaşarız. Bu da insanların duygularını rahatça yaşamasını ve çevresindekilerin de açıkça ve rahatça ona yardım edebilmelerini engeller.