İslam dininde, giysiler derin sembolik anlam taşırlardı. Bununla birlikte, fesin, başlık olarak, ancak yüz yıllık kadar bir geçmiși vardı. Tuhaftır ki, bu moda, fesin yaygın olduğu Adalı Hıristiyan Rumlardan gelmiști. Onlar da aslında Berberi korsanlardan almışlardı. Avusturya'da Osmanlı piyasası için yapılan fes on dokuzuncu yüzyıl başlarında, büsbütün tutucu bir başlık olan sarığa karşı, Kıyafet Devrimi'ni tamamlamak için kabul edilmiş; o zaman da imparatorluğun birçok yerinde isyanların patlamasına yol açmıștı. Ama zamanla, fes de, sarık nasılsa, koyu Müslümanlığın ve Osmanlılığın bir simgesi haline gelmiş; başlangıçta nasıl şiddetli saldırıya uğramışsa, sonra aynı şiddetle savunulmuştu.
Amaçları zor bir hayatın içinde aralarında kan bağı olan biriyle dayanışmak, birbirine omuz verip daha güçlü olmak değil, arayıp buldukları o akrabanın kendilerinden daha iyi durumda olup olmadığını görmek olan; iyiyse hırslanıp haset eden; kötüyse memnun olan, kendini daha üstün hisseden bu akrabalar.