Geçmedi yare sözümüz,
Yollarda kaldı gözümüz,
Yere çalındı yüzümüz,
Böyleymiş kara yazımız.
Çiçekler açılmaz oldu,
Pınarlar içilmez oldu,
Yâr bize bir gülmez oldu,
Böyleymiş kara yazımız.
Bu bahtımızın işidir;
Bu her işlerin başıdır:
Yâr başkasının eşidir,
Böyleymiş kara yazımız.
Yalnız ona yâr demiştik,
Onda bir şey var demiştik
O bizi anlar demiştik,
Böyleymiş kara yazımız.
Hey gönül gene bu gece
Kaderin geceden yüce;
Gel susalım beraberce:
Böyleymiş kara yazımız.
“Başın öne eğilmesin,
Aldırma gönül aldırma;
Ağladığın duyulmasın,
Aldırma gönül, aldırma...
Dışarda deli dalgalar
Gelip duvarları yalar;
Seni bu sesler oyalar,
Aldırma gönül, aldırma...
Görmesen bile denizi,
Yukarıya çevir gözü:
Deniz dibidir gökyüzü;
Aldırma gönül, aldırma...
Dertlerin kalkınca şaha
Bir sitem yolla Allah'a...
Görecek günler var daha;
Aldırma gönül, aldırma...
Kurşun ata ata biter;
Yollar gide gide biter;
Ceza yata yata biter;
Aldırma gönül, aldırma...”
“Burda çiçekler açmıyor,
Kuşlar süzülüp uçmuyor,
Yıldızlar ışık saçmıyor,
Geçmiyor günler,geçmiyor.
Avluda volta vururum;
Kah düşünür otururum,
Türlü hayaller görürüm;
Geçmiyor günler,geçmiyor.
Gönülde eski sevdalar,
Gözümde dereler bağlar,
Aynadan hayalin ağlar,
Geçmiyor günler,geçmiyor.
Dışarıda mevsim baharmış,
Gezip dolaşanlar varmış,
Günler su gibi akarmış...
Geçmiyor günler,geçmiyor.
Yanımda yatan yabancı
Her söz zehir gibi acı,
Bütün dertlerin en gücü;
Geçmiyor günler geçmiyor.”