“Bir şey oldu ve sanki beynimin sağ lobu ile sol lobu arasındaki bağlantı kesildi. Bir tarafımda olan şeyi kesinlikle diğer tarafıma iletemiyorum, bu ara kendime sözümü dinletemiyorum Osman.”
“Karanlık, sessiz, dökük bir eve giderdi. Bir yürek çarpıntısının hissedilmediği, bir bayram kutlamasının yapılmadığı hatta bir kahvaltının, öğle, akşam yemeğinin yenmediği izlenimi veren bir eve. Ve evin ruhunun yansıdığı eskimiş yüzlere. Yaşlanmamış ama eskimiş.”
“Cemal Süreya yalnızca bu iki dize için bile sevilebilir. Onun ‘üretici’ dizeleriyle de başkaları sevilir. Sevilir, yazılır, çoğaltılır, sürdürülür. Bazı şiirler ve diziler, ‘miri’ olmanın, ortaklaşmanın güzelliğindedir. Ki hem hiç kimseye ait değildir hem de herkese özeldir: “Hiçbir şeyim yok akıp giden sokaktan başka
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.” dizelerindeki ‘ait olmama’ duygusunun özgürlüğüyle davranan şair de yalnız bunun için bile sevilebilir işte.”