İlker Yıldız

İlker Yıldız
@Bilgindayi
Gazi Üniversitesi - İibf
Muğla - Dalaman
Ankara, 3 Aralık
113 okur puanı
Şubat 2023 tarihinde katıldı
Yaşama hissi (kendi yorumum)
YAŞAMA HİSSİ Parçacık kümeleri, serbest halde bulunan enerjinin yer kapladığı uzamda bir araya gelerek çevresine göre daha az değişken bir yapıyla cisimleşmesi ve duyu yoluyla zihne ulaşarak durağanlık kazanmasıyla, yapısı dahilinde değişime bir seviyeye kadar karşı koyabilecek hacme ve kütleye sahip olabilmiş birim enerji topluluklarının oluşturduğu varlıkların bütünüdür. Parçacık kümelerinin kendi içinde ve birbirleriyle/etrafıyla olan etkileşimi dolayısıyla oluşan hız ve akış yönü parametreleri birleşerek hareketi; bu devinim halindeki devamlı hareketin dayanak kabul edilen duyu merkezi olarak tanımlayabildiğim 'bilinç'teki yansıması, birbirlerinden ayrı algılanması mümkün olmayan mekan ve zamanı oluşturur. Sıcaklık arttığında parçacık kümelerinin hızı artar, mutlak 0 derecede her şey donar ve hareket sona erer. Bu da zamanın durması, evrenin ölümü demektir. Mekan ve zaman bu yönüyle de birbiriyle bağlantılıdır. Zaman, mecburi hareketin bilgisinin başlaması ve bitişi, algılar vasıtasıyla beynin ilgili bölümüne ulaşması ve görüntü formuna dönüşen mekânın ölçülebilir nitelik kazanmasıyla, mekândan bağımsızken anlam teşkil etmeyecek kozmik bir kavramın, içerisinden gözlemleyebildiğim ve ifade edebildiğim kadarıyla yaptığım tanımının karşılığıdır. Zaman, kainatın çalışma prensibidir. Bizi yaşadığımıza ikna eder. Şu anı şu anda düşünerek farkındalığına varmak ve akışa kendini bırakarak su an’ı yaşamak arasında bir derece bilinç farkı vardır. Bu, içe dönüşle mümkündür. Ancak sen ifade edene kadar o ifadenin şekli değişmiştir. Şu an diyebildiğin an daima geçmişte kalır. Yalnızca ifadesini ve eylemini gerçekleştirdiğin fiilin devamını getirdiğin sürece o an o işi yapar olursun; an’ı değil fiili yakalarsın. An'ı anlamaya çalışmak, aslında geçmişte kalmış şimdileri
1000Kitap
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kendine güvenle kendini beğenmek arasında çok büyük farklar vardır. Güven, hayat hakkındaki emniyet duygusudur, kişinin her durumda kendine güveneceğini bilmesidir. Kibir veya kendini beğenmişlik ise başkalarını, aslında sahip olmadığı kendine güven duygusunun varlığına inandırmaya çalışmaktır.
Alıntı
Yetenekler killi toprağa benzer. Gizli kaldığında ayakkabımızdaki çamurdur. Gün yüzüne çıktığındaysa çanak çömleğe, çiçek saksısına ya da heykele dönüşebilir. Neye dönüşeceği, nasıl değerlendirildiğine bağlıdır.
Alıntı
Hukuk ve ahlak arasındaki benzerlik ve yakın ilişkiden önce ikisi arasındaki farklılığı ortaya koymak gereklidir. Hukukun amacı adaleti gerçekleştirmektir. Buna karşın ahlakın amacı "iyi"yi gerçekleştirmek ya da iyiye ve doğruya ulaşmaktır. İnsanlık tarihi boyunca temel ahlaki değerlerin birçoğu zaman içerisinde hukuki norm haline gelmiştir. Kanunlar genellikle yapılmaması gereken insan eylem ve davranışlarını belirlemiş ve sınırlamıştır. Bir başka ifadeyle insanların eylem ve davranışlarının ahlaki ölçüleri, hukuksal norm haline dönüştürülmüştür. Ancak hukuk ve ahlak arasında öteden beri bir çatışma süregelmektedir. Temel sorun şudur: Acaba ahlaki değer yargılarının temel koruyucusu hukuk mu olmalıdır?
Alıntı
Plan yapabilmek yetenek işidir. Gündelik işleri düzene sokabilmek gibi küçük ölçeklerde başlayan bu yetenek, yaşamları planlayarak düzene sokabilmekle giderek büyüyen önem kazanır. Hele uygulanabilir plan yapabilmek ve o planı zaman bölümleriyle koşut olarak uygulama olanağı sağlayabilmek, bir uygarlık sorunudur.
Alıntı