Tanrının varlığınının ve insan ruhuyla bedeni arasındaki gerçek ayrımın açık biçimde kanıtlandığı
İlk fesefe hakkında meditasyonlar:
Tüm bölümlerini tek tek inceledigim bu kitabinda Descartes önsözde daha önceki yazılarında kendi çıkarımlarına karşılık niteliğinde yazılan metinlere cevap vereceğini bildiriyor. İlk olarak kendisini takip eden kitleye;
"Düşünen bir şey ya da düşünme yetisine sahip bir şey olmam dışında özüme ait sayılabilecek hiçbir şey bilmediğimi kastediyorum." diyerek kendisine yöneltilen ifadeleri agnostik denilebilecek bir tarzla topyekûn karşısına alıyor ve tüm bölümlerin okunmadan karşılık verilmemesini rica ediyor.
Tanrıtanımazları ise genel itibariyle tanrı figürüne insani özellikler (antropomorfik) yükleyip anlamlandırmaya çalışarak veya mevcut akılla bu gücün varlığının kavranabileceği önyargısıyla reddediş halinde bulundukları dolayısıyla kendi fikirleriyle uyuşmayan bir yönelimde olduklarını ifade ederek ayrı bir çerçeve içine alıyor ve bölümler başlıyor.
Birinci meditasyon: Kuşku konusu edilebilecek şeyler hakkında
Descartes’e göre duyularımızla var olmaktayız fakat duyuların bizi bazen yanıltabilmesi dolayısıyla tedbiren bu özelliklerimize güvenmememiz gerekiyor. Yine de vücut gibi fiziki bir yapıya sahip olduğunun ve bu yapının belli bir konumda bulunduğunun yadsınamayacağını kabul ediyor. Ancak var oluşunu ayni şekilde uykudayken de tecrübe edebiliyor ve bunu gerçek hayattan ayırt edemiyor olması dolayısıyla uykuda olmadığı halinin de bir çeşit yanılsama olabileceğinin kuşkusunu ifade ediyor.
Fizik, astronomi, tıp gibi bilimlerin varlığından da kuşkulu ve bu tarz bilimlerin kesinlikten uzak olduğunu ancak bunları yapabilmek için kullanılan matematik ve geometrinin kesinliği üzerinde duruyor. Bu halde bile tanrının veya üzerindeki