Kitabı özetlemek çok zor .Bolca tarih, türk ezoterizmi, psikoloji felsefe mitolojik ögeler, şamanizm budizm reenkarnasyon gibi bir çok öğeyi içinde barındırıyor.Kitabın derin bir hüznü var o duygu yoğunluğunu acı ızdırabı o melankolik tutumu, iliklerinize kadar hissediyorsunuz.Yaşananların ardından Selim arkadaşı gibi gitmedi ama yaşadığı da söylenemezdi. O artık yaşayan bir ölü. O artık ruhsuz bir adam , ta ki edebiyat öğretmeni olan eşi Ayşe Pusat´ın öğrencisi Güntülü´ye aşık olana kadar.
Ama bu aşk öyle sıradan bir aşk değil. Bu aşk 2000 yıl önce ölen kişilerin ruh göçüyle var olan bir aşk.
"Râm ol bana, ruhun yeni bir âleme girsin...
Yazmış kaderin: aşkıma ömrümce esirsin!
Aklınla, şuurunla, hayalinle bilirsin:
Mutlak seveceksin beni, bundan kaçamazsın."
Kitaptaki dörtlüklerden beni en çok etkileyeni.
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 201933,9bin okunma
“Hangisini seviyorsunuz?”
“En vahşisini...”
"Izdırabınız bundan mı?”
“Hayır!”
"Ya neden?”
“Anlatılmaz bir şey... İçimde onu çok eskiden tanıyormuşum gibi bir duygu var.”