Mehmet B.

Mehmet B.
@Billormehmet
Gözler ki bir parçasıdır sende İlahın; Gözler ki en katı zulmün ve silahın. Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin. Sen öldürürken de vururken de güzelsin… Bon Enfant
ince ;)
Merhabalar efendim. İnsan dört şeyi seçemez: 1-) Anne-babasını, 2-) Milliyetini, 3-) Görünüşünü, 4-) Devlet başkanını.
Sayfa 41 - Everest Yayınları 15. Basım·Kitabı okuyor
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Hayatımız kekredir [acı-ekşi], karışıktır, meşakkatlidir… İyi de bu hayat vardır nihayet, onu yaşıyoruz! Nefret ediyor, ıstırap çekiyor, ölüyoruz.
Sayfa 40 - Everest Yayınları 15. Basım·Kitabı okuyor
Alıntı
Haklı bir serzeniş...
Muharrirlerimizin muvaffak olamayışlarının sebebi Garp tesiri değildir. Sanatlarında muvaffak olamadıkları için Garplı muharrirlerle münasebetleri böylesine göze çarpmaktadır. Dostoyevski ve Tolstoy’un Garp’tan neler aldıkları dikkat çekmiyor bile…
Sayfa 39 - Everest Yayınları 15. Basım·Kitabı okuyor
Alıntı
Kadın-erkek meselesi, cehalet, sosyete yaşayışı, geçim derdi, modalar, tembellik, ihtiraslar, bağnazlık, nostalji… tüm bunlar bizim romanlarda var. Demek ki Türk romanı günlük yaşayışımızla alakadar. Öyleyse, romanımız neden kifayetsiz, cazibeden mahrum, etkisiz, işlevsizdir? Realiteyi, ancak ve ancak roman yüzeyinde yansıyan türdeki, mütekamil [gelişkin] hâliyle yakalayamıyoruz da ondan!
Sayfa 38 - Everest Yayınları 15. Basım·Kitabı okuyor
Alıntı
Yalandan kim ölmüş, değil mi? ;)
Boş bulunup ”O piç kurusunu bir an evvel enseleyip zindana sürükleyeceğim!” diye tısladı. Nastasya “Hiç korkmuyor musunuz?” derken göz süzüyor, dudaklarını yalıyordu. Bizim tahtakoz [Argo, polis] mayhoş bir sırıtışla ”Tehlike benim göbek adım!” dedi. Şuh dilberin yüzü aydınlandı: “Öyle miiii? Benim de köpeğimin adı!”
Sayfa 35 - Everest Yayınları 15. Basım·Kitabı okuyor
Alıntı