Mehmet B.

Mehmet B.
@Billormehmet
Gözler ki bir parçasıdır sende İlahın; Gözler ki en katı zulmün ve silahın. Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin. Sen öldürürken de vururken de güzelsin… Bon Enfant
Merhaba :) Takribi 1 haftadır ağır şekilde hasta olduğum için okuyamadığım bu kitabın kapağını açmak artık içimden gelmiyor. Çünkü metin tam komik olacakmış da, sonra yazarı oturup “ulan RTÜK buna karışır mı acaba?” falan diye düşünmeye başlamış sonra da karışma ihtimalini gözardı edememiş gibi ağır geldi. Böyle metinleri olan kitaplara biraz ara vermek istiyorum. Daha çok Aylin Balboa ya da yeni yazarlardan absürt romanlar okumak istiyorum. Bir ara bu kitaba geri döneceğim, ama ne zaman olur bilemiyorum. Keyifli okumalar dilerim.
BozkırkurduHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20229,6bin okunma
Reklam
+Kızımız ne iş yapar? -Kendisi ruhunu ele geçirenlerle uğraşıyor
7/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 12:54
Herkese selam! Kitap betimlemeleri ve sonu hariç gayet başarılı olmuş. Yer yer atmosfere uygun (bazıları anlamsız geldi ama) resimler, elle yazılmış cümleler gerçekten kitapla bütünleşmiş vaziyetteydi. Ama betimlemeler: korku kitabı bile olsa bu kadar abartılı betimlemeler kitabın içine tam olarak giremememe neden oldu. Yani kitap size durup dururken “bir de bayıl istersen Feriha” dedirtebiliyor, yani ben böyle düşünüyorum. Ama şunu bilin ki, bu kitap benim ilk okuduğum korku kitabı. Yani bu işlerde adet nedir, racon nedir, bilemem. Ha bu arada; azdan az, çoktan çok gider. :) Kitabın kapağını açar açmaz sizi tam bir kargaşa bekliyor, “aha!” diyorsunuz, “bütün kitap bu şekilde devam ediyorsa bittim ben…” Ama sonra biraz durgunluk oluyor, karakterleri tanımaya başlıyorsunuz, arada inler, cinler, periler, Sihirli Annem’den Betüş Peri falan “bir arkadaşa bakıp çıkacaktım.” diyor (ironi ;) ) tabii ortalara gelindiğinde işler bütün romanlarda olduğu gibi sarpa sarıyor sonra da o şekilde devam ediyor. Ama bu son var ya bu son… Hani pazara gidersiniz; evin ihtiyaçlarını almak için meyve sebze ararsınız da sonra ihtiyacınız olanın yarısını bile almayıp tezgahın birinde muhteşem bir oyuncak, ya da tencere seti, ya da ne bileyim, bir bıçak seti: alakasız, ihtiyacınız olmayan bir şey görüp alıp eve geri dönersiniz… (B12 saolsun) işte bu son bana böyle hissettirdi. Bu sonda eksik bir şeyler vardı. Bu son, bu kitaba hiç uymadı. Bence bir kaç şey daha eklenebilirdi. Çok saçma bir yerde bittiğini düşünüyorum. Kitabın ana teması bence şuydu: İnsanın güvenebileceği tek kişi yalnızca kendisidir. Özellikle de size kol kanat gerecek bir anne babanız yoksa. Zaten her anne babaya da maalesef ki güvenilmiyor. O yüzden yaslanacağınız tek yer sağlam bir duvar olmalı. **Gerisini yakın
1000Kitap
Senin YüzündenR. İdeli · Artemis Yayınları · 2025473 okunma
İstenen şeyin düşünülen yerde olmaması gerçeği…
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2026 04:03
Herkese günaydın. Bu kitabı gecenin 4’ünde bitirip sabah da hastane randevuma geç kalmak gibi bir manyaklık yaptım. :) Ama buna değdi doğrusu. Paulo Coelho ’nun metni gerçekten ilgi çekici. Adamın yazdığı kitaplar akıp gidiyor. Bambaşka bir ütopya buldum ben bu kitapta. Sürükleyici ve akıcı bir dili vardı. Bazı betimlemeler adeta ‘salağa anlatır’ gibiydi ama, kitapta bu hiç sırıtmamış. Aksine, ayrı bir tatlılık katmış. Adamımızın yaşadığı macera her insanın yaşamak istediği bir maceraydı bence. Özellikle de benim. Böyle ütopik fantastik hikayeler gerçekten ilgi çekici oluyor. Yazarın metninin sadeliği de hikayeye ayrı bir parıltı katıyor. Suç ve Ceza’dan sonra bu kitap bana çok iyi geldi. Ama şunu fark ettim -daha öncesinde de farkındaydım bunun ama kendime yediremiyordum-: felaket bir şekilde dikkat dağınıklığına sahibim ben. Bunu bu kitapta nasıl fark ettim derseniz: çok sevdiğim bir ablamın (kendisini buraya etiketlediğim için umarım bana kızmaz LeyLi ᥫ᭡.ִ ) “Bu kitap şu ana kadar nasıl bitmedi?” diyerek beni fırçalamasıyla farkettim bunu (ironi :) ). Bu kitap hakikaten nasıl bu kadar uzun sürebilir? Başkalarının 1 günde bitirebildiği kitabı ben nasıl 4 günde okuyabiliyorum? Hemen bu konuda aksiyon aldım ve birazdan yemek yiyip dikkat dağınıklığım için aldığım ilacı içeceğim. Umarım bana iyi gelir. Bu kitap gibi. Kitaptaki karakterin yaşadığı durumları, geçirdiği iyi ve kötü anıları, bulduğu anlamları, çıkardığı dersleri ve ‘simyacı’ ile geçirdiği zamana duyduğu minnet, tamamen bana geçti. Adeta o karakterle bir oldum ve onu benimsedim. ( Martin Eden kadar olmasada ) Çok güzel bir macera geçirdik bu kendine bir sürü şey katan çobanla. Hayalim (eğer yapabilirsem), önce ülkeyi, sonra da dünyayı dolaşmak. O yüzden bu çobanın yaşadıkları benim için çok önemli ve
1000Kitap
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2022246,4bin okunma
Bir kitap okuyucusuna kendini nasıl bıktırtabilir?
7/10
·704 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
54 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 21:53
Bu kitabı elime tam olarak ne zaman aldığımı bile hatırlamıyorum… Sanırım 1.5 ay olmuştur. Ben bu kitabı hem beğendim, hem beğenmedim arkadaşlar. Linç yiyeceksem de yiyeyim, farketmez ama; bu yazacaklarım dürüstçe söylediğim kendi fikirlerimdir. Kitabı ben okudum ama sanki ben onu değil de o beni okumuş gibi geldi. Ama ilk başta güzel ve mantıklı bulduklarımı sıralayacağım: Betimlemeler çok yerindeydi; hani bazı romanlarda odanın içini veya karakteri anlatırken abartırlar da abartılar, beynimizi laçka ederler ya; hiç öyle bir şey hissetmedim. Gayet de güzel bir şekilde hayal edebildim mekanı ve karakterleri, ve bu hayal ettiklerim bana gayet de mantıklı geldi. Hikayesine diyecek lafım olamaz zaten; böyle hikayeler keşke daha günümüze göre uyarlanmış olsaydı da, daha rahat, daha güzel okuyabilseydik diye düşündürdü. Ana karakter Raskolnikov’un düşünceleri de bana güzel bir şekilde geçti. Ama ilk başlarda işlediği suçu bir türlü anlamlandıramadım. Hikayeyi bir türlü oraya bağlayamadım. Sanırım bu benim dikkat dağınıklığımdan kaynaklanıyor. 50 liraya psikolog var mıdır? ;) Şimdi gelelim kitabı iktire kaktıra okuduğum, beni kitaplara sevgimden soğutan beğenmediğim yönlere: Kitabın bir akıcılığı yoktu. Bazı okurlar bana dedi ki; “Başlarda akıcı değil ama ortalara gelindiğinde akıp gidiyor.” Vallahi hiç kusura bakmayın; kitabın sonsöz bölümü hariç her satırında hayatı sorguladım. Başka akıcı olmayan kitaplar da okumuştum, ama bu kitap kadar kitap sevgimi sorgulatan bir kitap daha okumadım. Ama daha önümde yürüyeceğim çok yol var, okuyacağım bir sürü kitap var, daha beterleri (benim nezdimde) olur mu bilemem, şimdilik “en sıkıntılı kitap hangisi” diye soracak bir Allah’ın kulu çıkarsa, ona bu kitabı göstereceğim. Diyaloglar…………. Neden bir diyalog 3 sayfa boyu devam
Edebiyat
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194bin okunma
Her insanda biraz delilik vardır ;)
10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2026 23:27
sultan kardeşimle beraber okuduğum, ama Sultan’ın her ne hikmetse -çok sevmiş olacak ki- yalayıp yuttuğu, benimse bitirmemin bir hayli uzun sürdüğü bu kitabı kısaca özetlersek: herkesin içinde bir delilik yatmaktadır. ;) Şimdi diyeceksiniz ki; “Öyle şey olur mu kardeşim! Ben gayet aklı yerinde bir insanım. Deli falan değilim ben. Saçmalık bu!” Hayır değil. Her insan biraz delidir. Sadece bunu saklamayı gayet iyi beceriyordur. Asıl soru şu: Delilik konusunda bakış açımız ne? ‘Delilik’ yada ‘delirmek’ denilince akla ne geliyor? Bu sorular tamamen tartışma açık. Ama bakış açımıza göre de aslında gayet net. İstediğini yapabilme özgüvenine ve cesaretine sahip olan insanlar, topluma göre delidir. Ve kendilerine hakim olup korkan kimseler, topluma göre akıllı varlıklardır. Konu zaten her koşulda toplumda bitiyor. Toplum dayatmalarına göre yaşıyor insanlar. Toplumun kurallarına göre hareket ediyor, bundan ötesini akıllarına bile getirmek düşüncesi, onları sanki boğup yutacakmış gibi geliyor. Oysa herkes içten içe kendi istediği gibi yaşayabilmenin hayalini kuruyor. Ama bu isteklerinin bir gram gerçek kılmasına izin verenler, toplum için deli damgası yemeye mahkumdur. Bırakalım abi. Bırakalım, içimizden geldiği gibi yaşayalım. Ruhumuz bayram etsin. Huzurlu bir şekilde bu dünyadan göçüp gidelim. Ölürken içimizde “Olsun be, en azından istediğin gibi, içimden geldiği gibi yaşadım.” diyebilmenin tatlı huzuru olsun. Bırakın, tertemiz delirelim. Keyifli okumalar dilerim. Veronika Ölmek İstiyor Paulo Coelho
1000Kitap
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2020102,3bin okunma
Reklam