“Elektriğin Efendisi Nikola TESLA ’ya” yazıyormuş zarfın başında. O güne kadar dikkatini çekmeyen bu ismin, Elektriğin Efendisi diye anıldığını görünce hatırlamış gazete haberlerinden okuduklarını. İnanılmaz işler başardığını duymuş ama üzerine kafa yormamış o ana kadar. Her ne pahasına olursa olsun Tesla ile tanışacakmış ve zarfın üzerindeki adresi yeni hedefi olarak koymuş kafaya. “Wardenclyffe Kulesi, Shoreham, New York”
“Morgan, Titanik’i anlattığı romanı 1898’de yazdı. Yani gerçekten batan gemiden 14 yıl önce.”
Bir an durakladım. “Nasıl yani?” dedim.
“Evet. Morgan bu romanı yazdığında 1898 yılıydı ve hiç kimsenin ilgisini çekmemişti o zamanlar o roman taa ki gerçek gemi batana kadar. Fakat daha önemli olan neydi biliyor musun?”
“Neydi?”
“Morgan bu kitabı Tesla’yla tanıştıktan sonra yazdı. Wardenclyffe kulesini duymuş muydun?”
“Bu adam bizim tıp literatüründe ütopya diye baktığımız pek çok tedaviye imza atan bir adam. Bu işleri haberlerde falan, sağda solda da duyamazsın. Bu adamın yaptığı tedavilere yüzbinlerce dolarla tedavi olmayı bekleyen nice insan var. Yaptıkları iş tam anlamıyla insanı yeniden inşa etmek, yeniden yaratmak gibi bir şey.”