Koca dağın içine gizlenmiş elması arar insanoğlu. Kazdıkça daha derinlere ulaşır, gittikçe daha derinlere iner, indikçe daha da kararır. Bulur mu elması? Bulduğunda kaybettiklerine değer mi?
"Herkesin bir hikâyesi vardır. Herkesin hikâyesi de kendine göre değerlidir. Ama bu şehirde kimse insanların hikâyelerini gerçekten bilip anlamak istemiyor. Zaten insanlar diğerlerinin yaşadıklarını bilseler, empati yapabilseler daha şefkatli olurlar. Çok hoyratlaştık, çok acımasızlaştık. Sadece teğet geçip geçiyoruz birbirimize, bazen onu bile yapmıyoruz. İnanır mısın, ben kendi adıma umudumu yitiriyorum. Bazen kaçmak geliyor içimden. İnsanlardan. Ama buna imkân yok. Yeniden keşfetmeliğiz kaybettiğimiz değerleri..."