·
Okunma
·
Beğeni
·
3.614
Gösterim
Adı:
Tahta At
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050826777
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Sinema ve televizyon ekranlarının sevilen yüzü Bahadır Yenişehirlioğlu yeni romanı TAHTA AT’la bir aile öyküsü üzerinden insanın kendi içindeki iyi ve kötüyle ilişkisini etkileyici bir biçimde anlatıyor ve TAHTA AT ile bugüne kadar kaleme aldığı en hızlı kurguyla çıkıyor okurlarının karşısına.
İnsanın kendi içindeki iyi-kötü savaşını yer yer adeta bir Musa kıssası olarak anılacak bir romanla resmediyor. Karakterleri güçlü, kurgusu sağlam ve sürprizlerle dolu bir roman…

İstanbul’un Boğaz’a nazır tepelerinden birinde görkemli bir villa; Haznedaroğlu Köşkü.
Köklü bir ailenin birkaç nesildir yaşadığı göz kamaştırıcı hayat.
Paraya, güce, statüye, delicesine âşık olduğu bir eşe ve güzel bir evlada sahip bir adam, Ekrem Bey.
Ekrem’in asil ve iyiliksever eşi, bir kadının belki de en çok istediği şey olan sevilme duygusunu sonuna kadar yaşayan Zerrin Hanım.
Ekrem Bey ve Zerrin Hanım’ın gözlerinden sakındıkları, genç ve güzel kızları Elif.
Elif’in hayatında ilk kez aşkın en masum ve güzel halini yaşadığı, yetenekli ve yakışıklı basketbolcu Bora.
Dışarıdan bakıldığında göz kamaştırıcı görünen hayatlar arkasında neler gizler?
Gün gelir buz tutmuş bir dağda bir filiz çatlatır mı bütün dağı?
Yalan nedir gerçekte?
Peki ya kötülük?
Kötünün karşısında kendini koruma refleksiyle bir an içi ağızdan çıkıveren bir söz büyüye büyüye nasıl bir kâbusa dönüşür?
Kötülüğe tutsak kalmış birini oradan ne tutup çıkarabilir?

Rastlantı diye bir şey yoktur.
İnce bir hesap, hepsi bu…
336 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Evet uzun süredir merakla beklediğim bir yazarla, Bahadır Yenişehirlioğlu ile tanıştığım kitap" Tahta At" oldu. Tahta At bir aile yaşamının öyküsünde ilerliyor. Olaylar birbirine girip tekrar ayrılsa da yine aynı noktada buluşuyor. Ama değişmeyen tek bir şey var o da yaşanılan her şeyin bir sonraki zamanda karşılarına çıkması. Hayat da böyle değil midir zaten?

Kitap sade ve akıcı dili ile rahatlıkla okunabilecek nitelikte. Ayrıyeten şiirsel bir anlatıma sahip. Bazen bu şiirsellik bir melodi haline bile gelebiliyor. :)

Aslında bu kitap insanın içinde yaşamış olduğu savaşı gözler önüne seriyor. Hayatımızdaki seçimlerin sonucunu ve açtığımız kapıların nereye açıldığını somut şekilde gösteriyor. En önemlisi her şey kaderden deyip insan iradesine yokmuş gibi davranıldığı sırada, 'bu yaşanılanlar senin seçiminin sonucu' olduğunu bir kez daha gösteriyor insana.

Benim için roman, olaylar içinde hayattan bir parça bulduğum, anlatılanlar içinden az da olsa bana bir şeyler katabilen bir nitelikte olmalıdır. Ve ben Tahta At kitabı ile istediğim roman kitabı türüne ulaştığımı düşünüyorum.
Hala Bahadır Yenişehirlioğlu ile tanışmamış olanlara ise bir an önce tanışmaları gerektiğini söylüyor ve bu kitabı herkese şiddetle tavsiye ediyorum. :)
336 syf.
·6 günde·5/10
İlk Bahadır Yenişehirlioğlu kitabım... Maalesef sevdiğimi söyleyemeyeceğim. Türk dizilerini sevmeyen biri olarak, Türk dizisi tadında bir roman okumak bana çok sıkıcı geldi. Aşk hakkında uzun uzadıya cümleler de çok sıkıcıydı. Bir sonraki bölümü tahmin edebileceğiniz, herhangi bir heyecanı olmayan bir romandı. Kurgusu çok zayıftı, okunmasa da olabilirdi yani...
336 syf.
·6/10
Bahadır Bey'i Abdülhamid dizisiyle tanıdım ve bu okuduğum ilk kitabı. Beklentimi biraz fazla tuttuğumu düşünüyorum zira kitabın konusu ve işleyişi beni çok etkilemedi. Zengin kötü bir adam ve karmaşık olaylar serisinden oluşuyor kitap.
Dizi senaryosu olsa iyi tutar bizim milletin izleyemeyi sevdiği türden, entrikalar dolu bir senaryo olurdu.
Dili anlatımı beni çok etkilemedi ama seven bir okur kitlesi vardır illaki.
Ortaokul veya lise döneminde okusaydım beğenebilirdim belki.
Yazarın anlatımını beğenenler vardır tabii ki bana hitap etmedi sadece :))
336 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Özellikle şiddetle tavsiye ederim okadar sizi alıp götürüyor ki olaylara şasirmamaniz elde değil Burada en çok Ekrem denen o adama sinirlendim. Elifede çok üzüldüm gerisi sürpriz olsun okumak isteyenlere
336 syf.
·Beğendi
Pek edebi değeri olmayan basit bir kurgu ve sıradan olmaktan sıyrılamamış özgün olmaktan yoksun okurken Ahmed Günbay Yıldız ve Emine Şenlikoğlu serisinin devamı sayılacak nitelikte olmuş. Şiirselliği ön plana alınmış güzel kelimelerde kurulmamış değil ama yine de okumamaktan iyidir.
336 syf.
·4 günde·2/10
Hani kitap okurken karakterler olaylar gözünde canlanır ya insanın,ha işte tam bu nokta da flaş tv seneryosu ve oyunculuğu hayal edin :) Türk filmi izlerken yuh artık bu kadar da olmaz diyebileceğiniz herşey kitabımız da mevcut.
Veli okuma programı için alıp okuduğum yazarın ilk(ve son) kitabı.
Uçan taputlar,zincirleme ölümler,kan herhalde çekiyor olsa gerek yıllar sonra ortaya çıkan melek misali esas oğlanın(Bora bey olur kendileri)babasından hatta babasının babasından kalma Erol Taş rolünü şak diye üstlenmesi daha neler neler :D valla kitabın sonuna doğru en acıklı satırlar da kahkaha atmamak elde değil.
İncelememi Candan Erçetinden bir alıntı yaparak sonlandırmak istiyorum.
Vakit kaybıydı diyemem ama,
Boşa kürek çekmişim meğer... :D
336 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Yazarın karakterini beğendiğim için gaza gelip seri şeklinde aldığım kitaplarından biri. Yazarın kitaplarını okurken hikayelerin aslında sıradan ama bir o kadar da sizi içine çeken hikayeler olduğunu fark ediyorsunuz. Sanırım bize, bizi anlattığı için ne kadar klişe gibi gelse de samimi hissettirip devam etmek için sizi zorluyor.
Bu kitap da aynı şekilde, Türk filmi tadında, yer yer " ama yaa" dedirterek, tahmin edilebilirliği yüksek bir şekilde ilerliyor fakat okumayı da bırakamıyor acaba ne olacak diye devam ediyorsunuz ki bu Bahadır Beyin kitaplarındaki genel tutumum oldu.. Tek yoran kısmı araya giren şiirsel anlatımlar. Bazen oraları göz ucuyla hızlıca geçip olaya kavuştuğum doğrudur. Ama kitabın sonu bende bir burukluk bırakmadı desem de yalan olur.
Yani bence güzel bir kitaptı. Bahadır Beyin emeğine sağlık.
10 uzerinden 7.5 diyorum
336 syf.
Öncelikle şunu söylemeliyim Türk sineması sevenlerin beğeneceği bir kitap olduğunu düsünüyorum. Kitaba ilk başladığımda aslında pek beğenmemiştim ve başka bir romanı okumaya başlamıstım. Bir gün kitaplıkta gözüme çarptı ve "okuyum nolcak ki" diye düsündüm. Başladığım zaman yine başlarda sıkıcı geldi ama olaylara hakim olmaya başlayınca kendimi sezonluk bir dizi izliyormuş gibi hissettim ve kitap 2 günde bitti.
Gerçekten hoş bir kitap olmuş. İnsanların ne kadar bencilleşebileceğini, dünyanın ne kadar acımasız olabileceğini ve her zengin insanın mutlu olmadığını bir kez daha farketmiş oldum.
336 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Ve bir kitabın daha sonuna geldim, Türk filmi tadında bir kitap okudum, içinden çıkılamaz hayatların nasıl olduğunu net bir şekilde anlatmış Bahadır hocam, roman okumayı seviyorsanız şiddetle tavsiye ederim.
336 syf.
·Beğendi·8/10
Sinema ve televizyon ekranlarının sevilen yüzü Bahadır Yenişehirlioğlu yeni romanı TAHTA AT’la bir aile öyküsü üzerinden insanın kendi içindeki iyi ve kötüyle ilişkisini etkileyici bir biçimde anlatıyor.
336 syf.
·6/10
Zaten gerçek dünya da yeterince kötü biten sonlar var kitap kahramanlarından bir kısmı mutlu olmayı hakediyor bence...Ben kitaba yeni bir son yazdım mutlu bir son...
"Ölümün dışında her şeyin bir çözümü vardır. Hâlâ nefes alabiliyorsan umudun da var demektir. İçindeki umudu hep saklayacaksın ki umutsuz gününde çıkarıp kullanabilesin."
Bahadır Yenişehirlioğlu
Sayfa 259 - Timaş Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tahta At
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050826777
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Sinema ve televizyon ekranlarının sevilen yüzü Bahadır Yenişehirlioğlu yeni romanı TAHTA AT’la bir aile öyküsü üzerinden insanın kendi içindeki iyi ve kötüyle ilişkisini etkileyici bir biçimde anlatıyor ve TAHTA AT ile bugüne kadar kaleme aldığı en hızlı kurguyla çıkıyor okurlarının karşısına.
İnsanın kendi içindeki iyi-kötü savaşını yer yer adeta bir Musa kıssası olarak anılacak bir romanla resmediyor. Karakterleri güçlü, kurgusu sağlam ve sürprizlerle dolu bir roman…

İstanbul’un Boğaz’a nazır tepelerinden birinde görkemli bir villa; Haznedaroğlu Köşkü.
Köklü bir ailenin birkaç nesildir yaşadığı göz kamaştırıcı hayat.
Paraya, güce, statüye, delicesine âşık olduğu bir eşe ve güzel bir evlada sahip bir adam, Ekrem Bey.
Ekrem’in asil ve iyiliksever eşi, bir kadının belki de en çok istediği şey olan sevilme duygusunu sonuna kadar yaşayan Zerrin Hanım.
Ekrem Bey ve Zerrin Hanım’ın gözlerinden sakındıkları, genç ve güzel kızları Elif.
Elif’in hayatında ilk kez aşkın en masum ve güzel halini yaşadığı, yetenekli ve yakışıklı basketbolcu Bora.
Dışarıdan bakıldığında göz kamaştırıcı görünen hayatlar arkasında neler gizler?
Gün gelir buz tutmuş bir dağda bir filiz çatlatır mı bütün dağı?
Yalan nedir gerçekte?
Peki ya kötülük?
Kötünün karşısında kendini koruma refleksiyle bir an içi ağızdan çıkıveren bir söz büyüye büyüye nasıl bir kâbusa dönüşür?
Kötülüğe tutsak kalmış birini oradan ne tutup çıkarabilir?

Rastlantı diye bir şey yoktur.
İnce bir hesap, hepsi bu…

Kitabı okuyanlar 393 okur

  • Sümeyye Aslan
  • Hakan Atalay
  • Bayram
  • Berranur Öztürk
  • Betül Taner
  • Paryanın Tamusu
  • kaleM م
  • Zeynep
  • hamide avcı
  • M. K

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.7
14-17 Yaş
%13.3
18-24 Yaş
%40
25-34 Yaş
%13.3
35-44 Yaş
%20
45-54 Yaş
%6.7
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%83.8
Erkek
%16.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30.1 (40)
9
%10.5 (14)
8
%17.3 (23)
7
%13.5 (18)
6
%6 (8)
5
%9.8 (13)
4
%4.5 (6)
3
%4.5 (6)
2
%2.3 (3)
1
%1.5 (2)