"Âsûde olam dersen eğer gelme cihâna.
Meydâna düşen kurtulamaz seng-i kazâdan."
-Ziya Paşa
*Eğer mutlu ve rahat olmak istersen bu dünyaya hiç gelme; çünkü şu hayat meydanına bir defa düşen kaza taşlarından -ızdırap verici dertlerden- kurtulamaz.*
Sohbetlerini dinlemek kadar yazmış olduğu kitapları okurken de hissettiğim manevî huzur ve doyumu kelimelere dökemiyorum. Mehmet Yıldız' ın bu kıymetli kitabında yer alan "Bugün Resulullah (sav) karşımızda olsa ve O'na (asm): "Sen bunca şeye nasıl dayandın ya Resulullah?" desek, alacağımız tek cevap var o da şu: "Kur'an ve sünnetin yoluyla." Peki biz birlikte konuştuğumuzda, "doğrusu budur, Kur'an sünnet bunu diyor, bir insanın ağzından çıkan söz o insanın sahibidir, sen ağzından çıkana esir oldun bunu yapman lazım" dediğimizde Abdullah ibni Ömer'in oğlu Bilal gibi olup sürekli 'amalar' da mı boğuluyoruz, yoksa Resulullah' ı örnek alarak bizim Kur'an'a dayanmamız lazım mı diyoruz? bu çok kıymetli sözlerin kitabın özeti ve ana konusu olduğunu söylemek yerinde olacaktır.
Bir dini başvuru kitabı olan bu kıymetli kitabın, her kitaplıkta bulunmasını tavsiye ederim...