İhtimâl-i hecr teşvîşîne değmez zevk-i vasl,
Vasl ki var anda hicrân ihtimâli n'eylerem.
"Ayrılık ihtimali olan bir vuslata kavuşma demem, onu istemem. Kavuşma; peşi sıra hicran gelmeyendir, o ise dünyada mümkün değil."
"Herkes aşk derdine aşina olmaya ehil değil, nitekim baykuş viranede, bülbül gül bahçesinde konaklar. Herkesin makamı da ayrı mekânı da... Sinek karnını doyurmak için pisliğe konar, her deliğe girer çıkar, Anka kuşu Kaf dağının tepesinde yaşar. Rızkı gelir ayağına...
Bizim için en mühim gıda; annemizin sütüydü, peki peşine mi düştük? Hayır hiç zahmet çekmeden, akıttılar ağzımıza. Rızk elbette gelecek, iyi de bu telaş niye o zaman?"
"İhlâs gemisine bin, tevekkül yelkenini aç ve açıl emel denizine. Yelkenlerini şişirecek bir uygun rüzgâr bugün esmezse yarın eser. Yeter ki gemide delik ve yelkende yırtık olmasın; sen ona dikkat et!"