"... Likya yurdunda, aynı kıza âşık altı delikanlı, sevdiklerinin uğruna birbirleriyle mücadeleye tutuşurlar. Erdem, dürüstlük ve sadakat bu âşıkların mihenk taşlarıdır. Ve günün birinde hepsi mücadeleden vazgeçip birbirlerine o güzel kızın hayalini, hasretini, özlemini anlatmaya, dolayısıyla yalnızca sevgiliyi konuşmaya, sevgiliden başka her şeyi unutmaya başlarlar. O derece ki gitgide hepsi bir bütün olur ve tek kalp, tek beden hâlinde sevgili uğruna ölürler. Halk o günden sonra bunları gömdükleri yeri "uşşâk" diye anar."
"Mutluluk herkesin istediği ama pek azının bulabildiği bir şeydi. Yalnızca bir türlü mutluluk vardı ama görüntüleri binlerce türlüydü. Bir baştan binlerce başa ayrılmış bir pınarın neresinde hangi mutluluğu yudumlayacağını kimse bilemezdi."