Uğur Akbulak Piro

Uğur Akbulak Piro
@BirAbdal
“BirAbdal’ın çığlığı Bize Kalan, “Ahh Dersîma” adlı kitabların yazarı
Ben sana hep yalın çıplaklığımla geldim ! Düşüm sana, Türküm sana; Şiirim sana , Her şey hep sana olarak geldim. Bir elimde tarih kadar eski jeopolitik dengeler ! Bir elimde yeni dünya iksiri, Gözlerime bakıp evet demesen düşeceğim. Bilsem kî evren ikiye bölünecek ! Ekvator göbeğinden çatlayacak, Güneş paramparça olacak, Senin olmadığın bir dünyada ölümün o soğuk nefesini düşünmeden kana-kana içeceğim. Yani anlayacağın sevgilim ? Her şey seninle yaşam buluyor, Şayet sen yoksan ! Dünyam zaten karanlıkta kalıyor. Hani Ahmet abi demiş ya ! Sana gelmek istiyorum kovma beni dergahından diye, Oysa ben senden hiç gitmedim kî. Ne yana dönsem yolum sana, Dünüm sana ; Günüm sana ; Solum sana; Canım sana çıkıyor. ⭐️Uğur Akbulak⭐️
Şiir
Reklam
Niye bu kadar gerginiz, Neden böyle öfke kusuyoruz? Güneş parıldıyor ama, biz hep karanlık tarafında mı yaşıyoruz. Hani biri etrafımızda gülümsese sanırsın kurşun atacağız. Korkuyoruz, çünkü susuyoruz! Ölüyoruz, çünkü bizden önce ölenleri görmezden geliyoruz. Uğur Akbulak
Edebiyat
Topraklarını terk etmiş ! Adını değişmişsin. Dilin dejenere olmuş, Kalıbın fiziksel, yüreğin ruhsal deformasyona uğramış, Babana işkence edene el açıp, abini vurana tamah etmişsin. Saçını uzatıp, bıyığını kesmişsin, İlk gördüğün kürde üstelik “kıro” demişsin. Sahi ; sen nerede bıraktın, uğruna nice canlar verilen o ana dilini ?
Ceren kültür yayınları
İhanetle gelir bir kurşun sesi Parçalanmış beden yerde gövdesi Kimsesizmiş sanki yokmuş ülkesi Beşer onar dara çekildim geldim Zulüm zindan hücre her gün işkence Havlamalar gelir gece olunca Sesler yaklaştıkça ismim duyunca Sıra sıra ateş kora atıldım geldim Adım adım gelir zamansız ölüm Dilin Kürtçe ise biter mi zulüm Yazılacak şiir söylenir türküm Bayrak bayrak ülke ülke okundum geldim Bedel öder bu halk öz kimliğinden Ölür de vazgeçmez ana dilinden Ömrü sürgünlerden hapishanelerden Uğur gibi dile döküldüm geldim Uğur Akbulak
Alıntı
Müthiş tutkulu sevdaların, mor ve sükut leylak kokulu akşamlarında, Bir türkü tutturmuştuk, tekrar kavuşmaların o heyecanlı sabahlarına karşı. Bir türkü’ki, yalnız bizi söylüyor, Bir türkü’ki, bi tek biz duyuyoruz. Ve bir türkü’ki, sevmekten, sevilmekten korkunç özlemekten mest oluyoruz. Uğur Akbulak
Aşk
Reklam