"Zarif bir insan bir çiçeğe benzetebilirsiniz. Ne gösteriş peșindedir ne de saklanma telaşında. Vakti geldiğinde açar, vakti geldiğinde durulur. Çiçek, kimseyi memnun etmek için açmaz. Kimin beğeneceğiyle ilgilenmez. Açar, çünkü vakti gelmiştir. Açar, çünkü doğasında vardır. Ve o açışın zarafeti sessizdir ama etkileyicidir. Gören nasibini alır, görmeyen için ise zaten hiç açmamış gibidir ki o zaten başta kendini görmüyordur. Ama çiçek ne kırılır ne küsüp açmayı reddeder. Varlığını gösterme kaygısı yoktur, sadece var
olma niyeti vardır.
Bunu ne kadar özlediğini fark etmemişti:
kelimelerin verdigi teselliye sarılıp yazarların onu cevaplara ya da en azından daha iyi sorulara yönlendirmesine izin vermek.
"Yabani ot diye bir sey yok,"' dedi Caz. "Bu sadece bazı bitkileri 'istenmeyen ', bazılarını da değerli` olarak etiketlemek isteyen insanların uydurduğu zalim bir terim. Sanki bir canlının değeri diğer canlılara ne kadar yararlı olduğuyla
ölçülürmüş gibi, sanki bir bitkinin tek başına bir degeri olmazmış gibi."