Ben başkayım, kitaplarım başka. - Burada bizzat onlardan söz etmeden önce, bu kitapların anlaşılması ya da
anlaşılm a m a s ı sorununa değineceğim. Bunu olabildiğince özensiz yapıyorum, çünkü bu sorunun zamanı kesinlikle gelmedi henüz. Benim de zamanım gelmedi henüz, bazıları öldükten sonra doğar. -Günün birinde benim yaşamayı ve öğretmeyi bildiğim gibi yaşanan ve öğretilen kurumlara gerek duyulacak; hatta belki daha sonra Zerdüşt'ün yorumlanması için özel kürsüler kurulacak. Oysa daha şimdiden k e n d i hakikatlerime açık kulaklar
ve e l l e r bekleseydim, tam bir çelişki olurdu benim için: bugün beni dinlemiyor, bugün benden anlamayı bilmiyor oluşlarını anlaşılır bulmakla kalmıyorum, doğrusu da buymuş gibi geliyor bana.
Vereceğim en son söz, insanlığı "iyileştirmek" olurdu. Benim tarafımdan yeni putlar dikilmeyecek; eskiler de topraktan bacakların ne önemi varmış, öğrensinler.
P u t l a r ı (benim sözlüğümde "idealler") y ı k m a k -eskiden beri işimin bir parçası. Gerçeklik o denli değerinden, anlamından, hakikatliliğinden edildi ki, ideal bir dünya
y a l a n ı u y d u r u l d u ... "Hakiki dünya"
ve " görünüşteki dünya" - açıkçası
u y d u r u l m u ş dünya ve gerçeklik. İdeal
y a l a n ı şimdiye dek gerçekliğin üzerinde bir lanetti, insanlığın kendisi bu lanetle en dipteki içgüdülerine kadar yalan ve sahte olmuştu - büyümesinin, geleceğinin, geleceğe dair h a k k ı n ı n onlarla güvencelendiği değerler olan t e r s çevrilmiş değerlere tapıncaya kadar.