•ilayda

•ilayda
@BirSiirMeselesi
Eskişehir
29 Haziran
7 okur puanı
Mayıs 2024 tarihinde katıldı
Yarım kalmışlıklarımız
zamanın unuttuğu heykeller gibi; ne tamamlanabiliyoruz ne de toprağa karışıp yok oluyoruz.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Vurgunum, yorgunum...
Bir gece daha düşer Başı sonu bilinmeyen bu varoluşa kırık bir yelken Geçen günler Birer yük gibi omuzda Gözlerde bulanık yıldızlar Düşlerde kaybolan anlar Ne rüzgar ne de zaman Bir yerlere götürmez Bir sızı var Beni benden alır Yavaşça silinir her şey Ama tadı kalır 'ilaydadan
1000Kitap
Bir zamanlar hakikaten birbirimizi unutmayan bağlar taşırdık şimdi her dokunuş silinmeye yazgılı her bağ unutulmaya meyilli ya Sözlerimiz ağırdı eskiden taş gibi otururdu yüreğe şimdi hafif şimdi geçici şimdi anlamsız Zaman mı değişti biz mi ucuzladık ne oldu da göz göze gelmek bu kadar yabancılaştı anlayamıyorum Eskiden bir insanı tanımak bir dünyaya yolculuktu şimdi yüzler tanıdık içler ıssız, kimse kimsenin umrunda değil Belki de en acısı kimse eksildiğinin farkında değil 'yazmak icimden geldi
Hayata Dair
Zamanın İzinde: Huzuru Arayan Bir Ruhun Hikâyesi
Puan vermedi
Ahmet Hamdi Tanpınar – Huzur Her yazar, ilk romanında kendisini anlatır mı bilinmez; ancak Ahmet Hamdi Tanpınar, yazdığı her eserde kendisinden bir parça bırakmayı başaran ender kalemlerden biridir. 1949 yılında yayımlanan Huzur, sadece bir roman değil, aynı zamanda bireyin iç dünyasına ayna tutan, tarih ve kültürle örülü bir ruh analizidir. Tanpınar, bu eserinde hem geçmişle hesaplaşır hem de geleceğe dair bir sorgulama sunar. Huzur, hem bir aşk hikâyesi hem de bir dönemin sancılarının romanıdır. İstanbul’un büyülü atmosferinde geçen hikaye, dört ana karakterin (Mümtaz, Nuran, Suat ve İhsan) etrafında şekillenir. Ancak bu romanın asıl başrolü İstanbul’dur. Şehir, adeta bir karakter gibi, roman boyunca soluk alıp verir. Tanpınar’ın şiirsel diliyle betimlenen İstanbul, hem bir kaçış hem de bir yüzleşme mekânıdır. Mümtaz’ın gözünden ilerleyen hikâye, aşkın en saf hâlini ve kaybın en acı verici yanını bizlere gösterir. Nuran’a duyduğu derin sevgi, bir taraftan huzuru simgelerken, diğer taraftan karmaşık duyguların ve hayal kırıklıklarının kapısını aralar. Tanpınar, bu romanında sadece aşkı değil, bireyin modernleşme sancılarını, geçmişle geleceği arasında sıkışıp kalışını da ele alır. Cumhuriyet sonrası dönemin yenilik arayışları ve gelenekle çatışmaları, her karakterin içsel dünyasında derin izler bırakır. Ahmet Hamdi Tanpınar, eserlerinde şiirsel bir üslup benimsemiştir. Kelimelerle resim yapan bir sanatçı gibidir; doğayı, duyguları ve düşünceleri öyle bir ahenkle yoğurur ki, her cümlede estetiğin izlerini bulmak mümkündür. Huzur, sadece bir roman değil, aynı zamanda bir edebi başyapıttır. Tanpınar’ın bu eserindeki dil işçiliği, Türk edebiyatında eşine az rastlanır bir derinlik sunar. Mümtaz’ın içsel monologları, okuyucuyu zaman zaman felsefi bir sorgulamaya
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201921,4bin okunma