Mine
Birilerinin mucizesi olmayı dileyen
- İnsan
*Çocukların sevgisi, çiçeklerin rengi, kahvenin demi beni mesûd eder*
Bir tek aklım var ama okuduğum her kitaptaki insanın aklına yaslıyorum kendi aklımı.
Agnes o an çocuğunun acısından başka her şeye dayanabileceğini anlıyor. Ayrılığa, hastalığa, darbelere, doğuma, yoksunluğa, açlığa, haksızlığa, dışlanmaya katlanabilir ama bu: çocuğunun ölen ikizine bakışı. Kardeşinin ardından hıçkıra hıçkıra ağlayışı. Çocuğunun acılar içinde kıvranışı.
Kader onu nasıl böyle acımasızca böyle tuzak kurabiliyor? Yanlış çocuğa odaklanmasını sağlayıp o başka yere bakarken uzanarak nasıl öbür çocuğunu alır?
Judith yanında kıpırdanarak oturmaya çalışıyor. "Olmaz," diyor bir kez daha. "Hamnet, olmaz."
Hamnet, Judith'in, niyetini hemen anladığını biliyor. Her zaman anlar. Başını çevirip nefesini Judith'in kulak kıvrımlarına doğru bırakıyor; gücünü, sağlığını, her şeyini, bu nefesle ona veriyor. Sen kalıyorsun, diye fısıldıyor, ben gidiyorum. Bu sözcükleri kardeşine iletiyor: Hayatımı sana vermek istiyorum. Al, senin olsun. Sana veriyorum.