yolcu

yolcu
@Bir__okur__
İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, Sen kendini bilmezsin, ya nice okumaktır? Okumaktan mana ne, kişi Hakkı bilmektir, Çün okudun bilmezsin, ha bir kuru emektir.
Temel İslam Bilimleri Tasavvuf Ana Bilim Dalı Yüksek Lisans.
Safranbolu
14 okur puanı
Ağustos 2022 tarihinde katıldı
Hak Teâlâ kudretiyle yedi kat göklerin üstünde Arş ve Kürsinin altında Arş’ın nuruyla sekiz Cennet yaratmıştır. Birinci Cennetin kapısı üzerinde Lâ ilâhe illallah Muhammed’r Resûlullah yazılıdır. Diğer kapıların üzerinde “Ene lâ üazzibü men kâle lâ ilahe illallah” “Ben lâilâhe illallah diyene azap etmem” yazılıdır.
Din
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Cemaatle namazın önemi
Abdullah b. Ömer’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: "Cemaatle kılınan namaz, tek başına kılınan namazdan yirmi yedi kat daha faziletlidir. " (Buhari, Ezan, 30, Muslim, Mesacid, 249)
Din
وأقيموا الصلوة وأتوا الزكوة واركعوا مع الراكعين "Namazı kılın, zekâtı verin, rükü edenlerle beraber rükü edin." (Bakara, 2/43)
Din
Ebû Berze el-Eslemi'den rivayet edildiğine göre, Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: "Kıyamet gününde hiçbir kul, kendisine ömrünü ne için tükettiği, ilmi ile ne yaptığı, malını nereden kazandığı ve nerede harcadığı, bedenini ne uğruna yıprattığı sorulmadıkça bir yere kıpırdayamayacaktır." (Dârimi, Mukaddime, 45)
Din
Allah’ın Peygamberini inkar eden ve hadislerini reddenlerin vay haline..
"Bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'a ve Peygamberi'ne itaal ederse Allah onu, zemininde irmaklar akan cennetlere koyacaktır, orada devamlı kalıcıdırlar; işte büyük kazanç budur." (Nisa, 4/13) Ebû Hüreyre'den nakledildiğine göre, Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: "Ümmetimin hepsi cennete girecektir, yüz çeviren müstesna!" Orada bulunanlar "Ey Allah'ın Resûlü, yüz çeviren kim?" diye sorunca, Hz. Peygamber, "Bana itaat eden cennete girer. Bana isyan eden yüz çevirmiş demektir." şeklinde cevap vermiştir. (Buhârî, I'tisâm, 2)
Din