"Baskıya rağmen ayakta kalan ve zafer kazanan aşkın canlı bir hikâyesi. "
New York Times'ın en çok satanlar listesinde yer almış bir kitap Manş Adaları'ndaki Kız.
Yaşanmış, gerçek olaylardan esinlenerek kaleme alınmış. Ki kitabın sonunda yer alan Teşekkür bölümünde kitabın karakterlerinden birinin ismini görebilirsiniz.
Dönem romanlarını sever misiniz? Ben çok severim. Bu sebeple kitabı iki gecede okuyup bitirdim. İnanılmaz bir hikâye.
1940 yılı ve dünyayı kasıp kavuran bir savaş ve bu savaşın içinde işgal edilen Manş Adaları...
Büyük Britanya başbakanı ve müttefikler tarafından kaderine terk edilen adalar ve o adalarda yaşayanların yürek burkan hikâyesi...
Avustralya'nın ilhak edilmesinden kaçıp Jersey Adası'na sığınan Hendy Bercu ile tanışalım mı ?
Hedy Yahudi bir genç kadın tam kaçıp kurtuldum derken çok daha kötü bir durumda adada sıkışıp kalan bir genç kadın .
Almanlar için çalışmak zorunda kalan Hedy , onlar için çevirmenlik yapıp göze batmamaya çalışsa da durumu her geçen gün çok daha zorlaşmaktadır. Yahudi olması hem Almanlar hem de işgal altındaki ada halkının tepkisini çeksede vefalı bir dostu ve sempatik bir Alman subayının yardımıyla hayatta kalmaya çalışır .
İmkânsız koşullarda tek dostu ve artık sevgilisi olan Alman subayın yardımı ile inanılmaz bir mücadele ile hayatta kalan Hedy .
Okurken yaşanan tüm o adaletsizliğe isyan edecek , Hedy ve Dorothea'nin mücadelelerine , cesaretlerine hayran olacaksınız .
"Babacığım neden peygamberimiz zamanında ihtişamlı camiler ve müzeler yoktu ? " dedim.
Babam “Peygamberimiz israfı sevmezdi. Lâkin peygamberimizin vefatından sonra iç karışıklıklar ve savaşlar oldu. Müslümanlar gruplara bölündü. Mezhepler ortaya çıktı. Kimi Müslümanlar gösteriş meraklısı olduğu için büyük camiler ve külliyeler inşa ettiler. Kimileri ise daha sade camiler veya mescitler yaptı ."
"Eski insanların neden bu kadar büyük sütunlar yaptıklarını anlayamıyorum. Okuduğum kitaplarda genelde eskiden insanların daha uzun boylu olduğu yazıyordu. Ondan mı acaba diye düşünürken müzenin karşısındaki ulu caminin de sütunlardan farkı yoktu. Sadece Ulu Cami değil diğer eski camilerinde aynı şekilde kapılarının ve kubbelerinin yüksek olduğu aklıma geldi."